Nejat İnan

Milli Takım çok arzulu

2009-09-08

Allahtan şu arzu Türk futbolcusunun içinde tükenmez bir duygu, yoksa ne yapardık bilemem. Fatih Terim, Estonya karşısında elde edilen 3 puanın önemli olduğunu belirterek, "4 maçta 12 puan için yola çıktık ve bu yolda ilk engeli aştık. Bir anlamda mucize peşindeyiz. Bosna’yı yenemezsek, onlara Play-Off’lar için başarı dilememiz lazım" dedi. Takımının ortaya koyduğu arzulu futboldan memnun olduğunu vurgulayan tecrübeli hoca, "Ama Estonya bu kadar pozisyon bulmamalıydı. Bu konuyu konuşacağız" demiş. Ya, sevgili Terim konuşulacak bir şey kalır o zaman o da Milli takıma yeni Teknik direktörü. Çünkü bu millet, bu federasyon, bu yetkili olan herkes seni Türkiye’nin en başarılı ve deneyimli hocası olarak, başarılı olmamız için buraya getirdi.

Lütfen olası başarısızlıkları şimdiden esas sorumlu olan kişilerin dışına kaydırmayalım.

Zaten mucize beklemek yerine bizim Milli Takımımız şimdilerde çok daha rahat bu işin altından kalkmayı garantilemiş olmalıydı. Bir takımın yüzde 60 kaderini defans oyuncuları belirler. Örnekleri de çoktur. Arkadaş bu takım fazla bir şey oynamıyor ama tabelada hep iyi yerde derler. Nedeni az gol yemeleridir hatırlayın. Bizim Millilerimizin bana göre en az birkaç senedir en büyük zaafı defansı. Hala tedirgin, hala hazan yaprağı gibi sallanıp durmaktalar. Ondan sonrada tüm beklenti golcülerin ferdi yeteneklerini kullanmaları olmakta. Hep aynı klişe yıllardır. Ama sadece millilerde değil sanki bu hastalık, şöyle bir baktığımda Süper Ligi Takımlarında da var. Belki de arkasında transfer politikalarına ve yönetici hatalarına kadar giden bir yol var bilemiyorum.

CSKA’lı Caner döndü

Daha dün gibiydi Moskova’ya gencecik bir Türk futbolcusu gelmişti. Balıkesir Edremit doğumlu ve öğretmen bir ailenin sevimli, çok saygılı, çok içten bir çocuğu. Sevgili patronumuz Siyamend Kaçmaz’ın, Caner’le çok yakın dostluğu oldu. O, benden çok daha yakından tanır Caner’i. Bu delikanlının ilk günlerinde ona, burada tam bir ağabeylik yaptı. Bir gün, birlikte bana telefon açtılar ve sohbet ettim Caner’le. Moskova’da kendisi gibi profesyonel olarak futbol oynamış bir Nejat ağabeysi olduğunu ve tanışmamız gerektiğinden söz etmiş sağ olsun sevgili patronumuz. Daha sonra şahsen de görüştük. Yukarıda yazdığım gibi sevimli, saygılı ve spor ahlakı yüksek bir oyuncu.

İnşallah benim daha 13 yaşımda futbola başladığım Galatasaray’da çok başarılı olur ve onu Moskova’dan yolcu ettiğimize çok üzülmeyiz.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI