Böbrek taşları, böbrekler başta olmak üzere üriner sistemin diğer alanlarınıda şu veya bu şekilde etkiler. O halde ilk başta üriner sistemi yüzeysel olarak tanımamızda fayda vardır. Üriner sistem: böbrekler, ureterler, mesane ve uretradan oluşmuştur.
Böbrekler fasulye şeklinde organlar olup, kaburgaların hemen altında ve belkemiğinin her iki yanında yer alır. Bu organların asıl görevi vücuttaki fazla suyu ve artık maddeleri idrar şeklinde dışarı atmaktır. Bu işlevi sonunda kandaki bazı dengeleri sabit şekilde tutmayı sağlarlar.
Böbrekle mesane arasında yer alan ve idrarı mesaneye taşıyan tüp şeklindeki organlara da Ureter denir. Yaklaşık 22–25 cm uzunluğundadır. Mesane ise karnın alt kısmında yer alır ve idrarın depolanmasına yarar. Bazı enzim yetersizliklerinden dolayı metabolizmada aksaklıklar meydana gelir ve sonuç aşamasında taşlar meydana gelir.
Böbrek taşı, günümüzde erkeklerin % 10’nunda kadınların %3-5’inde görülen bir hastalıktır. Erkekler kadınlara göre 3 kat daha fazla hastalanırlar. En fazla görülen yaş ise 30 civari sayılıyor. Böbrek taşları tuz kristalerinin üst üste binmesiyle oluşur. Maalesef günümüz tıp dünyası buna karşı çok çeşit tedavi yöntemini geliştirmesine rağmen, tuz kristalerinin oluşmasını tamamıyla engelleme yöntemini geliştirememiştir. Böbrek taşının oluşma sebepleri arasında tıbbi nedenler olduğu gibi yaşam tarzı da önemli yer tutuyor.
Kişi ve hayat tarzıyla ilgili faktörler;
Yüksek doz kalsiyum ve D vitamini alımı
Uzun dönem hareketsiz kalma
Aşırı kilolu olma
Uzun süreli açlık
Sıcak iklim kuşağında yaşamak
Az su tüketimi
Çok miktarda çay, kahve, kola tüketmek
Tıbbi Risk faktörleri;
İdrar yolu enfeksiyonu
Böbrek taşı öyküsü
Gut hastalığı
Kimi bağırsak hastalıkları
Böbrek hastalığı
Yüksek kan basıncı
Aşırı aktif paratiroit bezi
Bazı kanser türleri
Tıpta kullanılan kimi ilaçlar
Taşlı hastalarda klinik bulgular nelerdir?
Mikrolitler (küçük taşçıklar) ve taşlar yerinden hareket etmedikçe herhangi bir belirti vermeyebilir, bazende kişi kendini tam sağlıklı hissettiği anda birden ortaya çıkan şiddetli bir ağrı ile kendini gösteren bulgu verir. Böbrek koliği diye adlandırdığımız bu ağrı böğür bölgesinden başlayıp öne doğru ilerleyip kasıklara, testislere ve erkeklerde penisin başına kadar yayılabilen ağrılardır. İdrar çoğu kez kırmızımsı loş bir suyu andırır (eti suda yıkadığımızda suyun aldığı renge benzer). Bulantı ve kusma-taşın yaptığı ağrıya bağlı olarak gelişen mide-bağırsak sistemindeki hareket azalmasına bağlı olarak gelişir. İdrar yapmada zorlanmanın görüldüğü gibi sık idrara çıkma durumu da olabilir.
En sık görülen taşlar hangileridir?
Böbrek taşları biyokimyasal yapıları açısından farklı olabilirler. En sık görülen kalsiyum taşlarıdır. Kalsiyum taşları sıklıkla oksalat veya fosfat ile kombinasyon halinde bulunurlar. Daha az sıklıkla enfeksiyon taşları (magnezyum amonyum fosfat taşları) ve daha da az oranlarda urat, ürik asit ve sistin taşları görülür.
Üriner sistem taşları nasıl teşhis edilirler?
Günümüzde taşların teşhisi için herhangi bir zorluk bulunmuyor, gerek hastanın şikayetleri ve klinik bulgular, gerekse görüntüleme yöntemleri teşhis için effektiv metotlardır.
Böbrek Taşlarının Tedavisi: Böbrek taşlarının çoğu kendiliğinden bir sorun çıkarmadan idrar yolundan geçerek kolayca düşerler. Böbrekte taş tespit edildiğinde tedavi seçenekleri durumdan duruma değişir. Bir bütün olarak günümüzde tedavi seçeneklerini şu şekilde sıralayabiliriz:
Taş kırma makinesi, üreteroskopi, perkütan taş kırma, açık cerrahi
Günümüzde yukarıda kullanılan yeni teknikler sayesinde daha az oranlarda açık taş cerrahisi uygulanmaktadır. |