Sanırım söylediklerime bu yazıyı okuyan herkes hak verecektir. Fakat yazı bittikten sonrada hepimiz bildiğimiz yapmaya devam edeceğiz. Ben yine de vazifem olanı yapıp gözlemlerimi size aktarmak istiyorum. Zaten biz yazarların işi de bu değil mi?
Şimdi sizlere, biz Moskova’da yaşayanlarla ilgili bir birinden farklı bir iki şey anlatmak istiyorum. Bizler ticarette de özel hayatta da bir araya gelmesini gerçekten beceremiyoruz. Gazetenin dördüncü sayfasında da okuyacaksınız. Çerkez Pazarı kapanınca Vietnamlılar başta olmak üzere hemen Lujniki Pazarı’nda boş olan yerleri kaptılar. Bizden bir kişi gittiyse onlardan 35 kişi gidip yerleşti oraya. Çünkü kendi aralarında o kadar güzel organizeler ki biri bir şey duyduğu anda hemen diğeri ile paylaşıyor. Biz de ise tam tersi. Yeni bir şey duyduğunda hemen kendisi yapmaya kalkıyor kimse de duymasın diye elinden geleni yapıyor. Sonucu ise geldiğimiz nokta ortaya koyuyor.
Bir diğer konu ise şu meşhur ve aynı zamanda gerçekleştirmesi mecbur olan SERO’lar konusu. Zaman hızla akıyor ve hala bir karar verilebilmiş değil. Herkes ayrı tellerden çalıyor.
Hani derler ya en kötü karar bile kararsızlıktan iyidir. İşte bizde bu kötü kararda yok hala. İş işten geçtikten sonrada başlarız dert yanmaya. Bizim bu konuyu manşetten vermemizin üzerinden kaç hafta geçti bilmiyorum. Ticaret müşavirliği defalarca bilgilendirme yazılarını bizim internet sayfamız ve Rusya ile ilgili diğer internet sayfalarında yayınlattı.Ama ortada hala net bir tavır oluşmadı. Zaten eldeki seçeneklerde o kadar çok değil. Hani yüz tane seçenek arasından seçmeye zorlanırsınız da zamanınızı alır. Bu konuda öyle bir seçeneğimiz olmadığı gibi şansımız da yok. Topu topu iki seçenek mevcut. Ya güçlü firmaların çatısı altında Rus firmalarının da olduğu bir SERO kurulacak, ya da güçlü guruplarla Rusların olduğu SERO’lara kayıt yapılacak. İlk başlarda tamamının Türk firmalarından kurulu bir SERO’nun kurulması ise şimdilik rafa kaldırılmış gözüküyor. Anlayacağınız bu da karar veremediğimiz konular arasında.
Yine bir başka karar vermekte zorlandığımız ve kanayan bir yaramız olan güçlü bir iş adamları birliği kuramama mevzusu. Aylarca RTİB’i yeniden canlandırmaktan söz ettik. Hep beraber bir şeyler yapalım istedik. Ama maalesef bu konuda da bir arpa boyu yol almadığımız konular arasında yerini aldı.
Aslında bir araya geldiğimizde yapamayacağımız hiç bir şeyin olmadığını biliyoruz ama asıl başarı bir araya gelmeyi başarmakta. |