Bütün gün bu haftaki köşemizin konusunu düşünüyordum, ne varki gelen bir telefon konumuzuda belirlemiş oldu.Arıyan arkadaşımız pazar günü rahatsız ettiği için özür dileyerek hocam bende lüks hastalığı var, size ne zaman gelebilirim diye sorusunu sorunca bende neyi kastettiğini anlamaya çalışırken aslında Reflüks’ü ima ettiğini anlayınca bu hafataki konumuzuda belirlemiş oldum. Reflü aslında geri atılım ,geri gelme anlamına geliyor,Rusça buna reflüks denir.Reflü bir çok sistemde olabilir veziko-üretral,duodeno-gastral reflü,gastro kardio ezofogal reflü v.s. gibi.
Bugün kardio-ezofogal reflüye kısaca değinmek istiyorum.Yetişkin ve çocuklar arasında bu hastalık çok yaygın, değişik istatistik bilgilere göre, toplumda her beş kişiden birinde görülüyor. Halk arasında reflü olarak nitelenen durum gastro-ezofagal reflüdür, yani mide içeriğinin (yiyeceklerin) sindirim borusuna geri atılmasıdır. Yiyecekler mideye indikleri zaman, mide asitiyle karışırlar ,asidik bir yapı içeren yiyecekler sindirim borusuna geri atılması sonucunda, asitli yiyecekler sindirim borusunun tahrişine neden olur ve iltihabın oluşmasına sebebiyet verip ezofajit dediğimiz sindirim borusu iltihaplanmasından sindirim borusunda yaraların çıkmasına ve daha ileri gidecek olursak Baret metaplazisi ve ezofagus kanserine (adenokarsınoması) kadar durum ciddi bir boyutlar alabilmektedir.
Reflüde temel neden, sindirim borusunu mideye bağlayan kapaktadır, kapağın gevşekliğinden mide içeriğinin sindirim borusuna kaçmasıyla Gastro ezofagal reflü hastalığı gelişir.
Yapılan araştırmalar göğüs ağrılarında reflünün yerinin küçümsenmeyecek derecede yüksektir.Bronşial astımlı hastaların % 42 sinde gastro –ezofagal reflü belirlenmiştir.Rusya Federasyonu’nda yapılan tüm gastroskopik incelemelerin % 30’na reflü teşhisi konulmuştur.
Reflü’nün nedenleri:Reflünün nedenlerine baktığımızda agresif faktörler ve fiziyolojik koruyucu baryerler arasında dengenin bozulmasına bağlı olarak kapak gevşekliğinin meydana gelmesidir.Bunun dışında mide fıtığı ile beraber görüldüğü gibi fıtık olmadan da gelişebilir, yemek borusunun alt ucundaki sfinkter denilen kas tabakasındaki düşük basınç olması, sfinkterin çalışma bozukluğu, şişmanlık, stres, gebelik gibi karın içi basıncını artıran sebepler, sfinkteri gevşeten ilaç, sigara ,kahve, çikolata ve yağlı yiyeceklerin fazla tüketimi reflüye neden olabilirler.
Belirtileri nelerdir:
Reflünun en tipik şikayeti ağıza acı suyun gelmesidir,göğüste yanma, uyurken ağızdan salyanin akmasıdır.Yanmanın şiddetti hastalığın aşamasına bağlıdır. Tipik olmayan şikayetlerin başında sık boğaz problemleri,yemek aralarında boğazda bir düğüm hissi olması bazende boğazda yabancı cismin olması hissi , hasta bu şikayetleri genelde gündüz daha fazla ortaya çıkar. Ağız kokusunun en önemli nedenlerinden birinin de reflünun olduğunu unutmamak lazım.
Bu patolojik durum aynı zamanda bir çok hastalık belirtisini de taklid edebilir, olay göğüs kafesinde olduğu için sık sık kalp krizi ile karıştırılıyor ,ciddi bir reflü atağının ağrısı aynen kalp krizi ağrısı gibi şiddetlidir ve boyun bölgesine , sırta ve kollara vurabilir. Kalp krizini taklit eden göğüs ağrısı nedeni ile anjio yapılan hastaların % 20-30 ‘ unda tamamen normal anjio bulguları ile karşılaşılmakta ve bunların da yaklaşık yarısında altta yatan nedenin reflü olduğu bilinmektedir. Ayrıca hem üst solunum yolları hemde alt solunum (bronsh ve akciğer) hastalıklarınada sebebiyet verdiği bir gerçektir.
.
Reflü hastasının gündelik hayatında dikkat etmesi gereken kurallar nelerdir?
Günde çok defa azar yemek yeme alışkanlığını kazanmak.
Lokmaları iyi çiğnemek,
Yüksek yastıkta yatmak,
Kızartılmış,kavrulmuş,yağlı,baharatlı yiyeceklerden uzaklaşmak,
Alkol,çay,kahve,çikolata,sigara tüketimini azaltmak,
Yemeğinizi uyuma saatinizden 3-4 saat önce yemek,
Sık kemer bağlamayın ve fazla kilolarınızdan kurtulunuz.
Tedavi yöntemine yapılan incelemelerden sonra karar verilir.Yaşam koşullarının düzeltilmesi temel ögedir.Reflünun dercesine ve mide fıtığının olup olmamasına bağlı olarak ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi yöntemi seçilir.Cerrahi tedavide genelde endoskopik yöntemler son dönemlerde bilhassa sık başvurulan yöntemlerdir. |