Tuğrul Ağırbaş
Ruslar marka değil, kalite bağımlısı…
Bu haftaki konuğumuz, Rusya’da yüzde 10’luk pazar payı ile 4. büyük konumundaki Efes Pilsener’in Rusya genel Müdürü Tuğrul Ağırbaş.
İTÜ işletme mezunu olan ve yine aynı üniversitede pazarlama üzerine mastır yapan Ağırbaş’ın Efes ile tanışması bir gazete ilanı ile olmuş. Efes Pilsen’de birçok birimde görev yapan Ağırbaş, çocuklarının annesi ile de burada tanışmış.
Ağırbaş, Efes Pilsen’deki yolculuğunu şöyle anlatıyor: " Efes Pilsen’in Beyoğlu Satış Müdürlüğünde, Efes’in o zamanların yeni birası Marmara ve Miller biranın pazarlama müdürlüklerini yaptım. Kendimce planlarım varken Efes Pilsen Rusya’da pazarlama müdürlüğü için beni düşündüğünü açıkladı. Bu teklifi Rusya’yla ilgili herkes gibi ben de var olan önyargılar nedeniyle soğuk karşıladım. Ancak eşimin, henüz çok küçük olan kızımıza rağmen buraya gelmemiz konusunda verdiği destek, 2001 yılında Rusya’ya gelip yerleşmemizi sağladı. Ancak yine de kontratımı Rusya’da en fazla bir buçuk yıl kalırım şeklinde imzaladım. Burada ikinci kızımızın doğumuyla da dört kişilik bir aile olduk. Moskova’da olmaktan da (hava şartlarını saymazsak) son derece mutluyuz. Şimdi, ‘gerçekten ne kadar doğru bir karar vermişiz.’ diye düşünüyorum."
2005 yılından bu yana Efes Pilsen Rusya Genel Müdürlüğünü yapan Ağırbaş, Efes’in Rusya’da, Türkiye’den daha fazla ve daha istikrarlı büyüdüğünü belirterek, pazar hakkında sık sık aylık anketler düzenlediklerini ve bazılarına kendisinin bizzat katıldığını belirtiyor. Ruslarla birbirimize çok benzediğimizi de vurgulayan Ağırbaş, " Efes’in başarısındaki en büyük avantajı kolay ve hızlı karar vermesidir. Rusya tüketicileri üzerinde yaptığımız anketlerde marka bağımlılığının olmadığını gördük. Önemli olan tüketicinin beklentisini karşılamaktı ve bu yüzden rakiplerimiz nerede büyüyebileceklerini düşünürken, biz hızlı karar veren yapımızla çoktan tüketicinin beklentisine karşılık vermiş oluyorduk. Efes Pilsen’in Rusya’da birçok ilki gerçekleştirdiğini söyleyebilirim. Örneğin Rusya Milli Takımına sponsor olduk, ilk rock konseri, ilk blues festivali gibi şu an hatırlayamadığım daha birçok ilke imza attık ve geldiğimiz konumun da haklı gururunu yaşıyoruz." diyor.
Yatırımcılara, Rusya’daki gözlem ve tecrübelerini de şöyle aktarıyor: " Ruslara daha yakın olup onları tanımalısınız. Tüketiciyi çok iyi anlamalısınız. Kaliteden taviz vermemelisiniz çünkü Ruslar buna gerçekten herkesten fazla dikkat ediyor. Reklâma yatırım da çok önemli tabi. Profesyonellerle çalışılması gerek. Profesyonel bir çalışma, şirketinizi kolaylıkla 2-3 basamak yukarı taşıyabiliyor."

