Ana sayfa  /   Rehber  /   Rusya'dan Yaşam Öyküleri

Nerdun Hacıoğlu


Başarı için mutlaka bu bölgeyi iyi tanımak ve de Ruslar ile birlikte çalışmak şart...

Hürriyet gazetesi Moskova temsilcisi Nerdun Hacıoğlu Rusya’ya gelen ilk Türk gazetecilerimizden. Hacıoğlu, Bulgaristan doğumlu. İlkokulu Bulgaristan’da okuduktan sonra anayurda dönen ailesi ile birlikte O da İstanbul’a gelir. Orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamladıktan sonra kendi deyimiyle maceracı ruhu onu üniversite okumaya yurt dışında arayışa iter. Zaten doğuştan aşina olduğu Slav dilleri onu eski Yugoslavya’nın bir parçası olan Makedonya’da gazetecilik konusunda üniversite okumaya iter. Zaten Hürriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök de bir yazısında Hacıoğlu’nu anlatırken, "Nerdun, Bulgaristan doğumlu, çok iyi Rusça, Bulgarca ve Sırpça bilen bir arkadaşımız. Sarı saçları, ince yüzü ve açık renk gözleri ile bir Türk’ten çok Slav’ı andırır." Diyor.

Hacıoğlu, "Üsküp’te okurken adeta bir haber merkezinde gibiydim. O kadar çok gelişme oluyordu ki her gün yaşayarak meslekte pişiyordum. Okurken gazetecilikte yapmaya başlamıştım. O zamanların çok popüler olan Güneş gazetesine haber yolluyordum. Bildiğim yabancı diller nedeni ile o dönem Balkanlarda da meydana gelen karışıklıklar aktarmam üzerine ‘Balkanlar muhabiri’ gibi olmayan bir terim geliştirildi benim için." Diyor.

Hacıoğlu’nu Rusya’ya getiren olay da bir o kadar ilginç. Balkan ülkelerinin Belgrat’ta olan bir toplantısına Güneş gazetesinden gelen arkadaşlarına yardımcı olmak için Üsküp’ten Belgrat’a geçer. Burada tanıştığı Anadolu Ajansı dış haberler temsilcisi ve birçok siyasetçinin bulunduğu bir ortamda toplantı ile ilgili bir öngörüsünü söyler. Ve ertesi gün bu öngörüsü aynen gerçekleşince bölgeyi en iyi tanıyanlardan birisi olarak kendisine Anadolu Ajansı’ndan "Rusya’da yeni bir yapılanma başlatıyoruz ve bunu gerçekleştirecek birisini arıyoruz. Bizimle bu yola çıkar mısın?" teklifi gelir.

Hacıoğlu bu teklife uzun bir süre sonra yanıt verebilmiş. " Okulum biter bitmez Ankara’ya döndüm ve Anadolu Ajansı Dış Haberler sorumlusunu buldum. Sonuç olarak 1989 Şubat ayında Moskova’ya ayak bastım. Benim dışımda Moskova’da Türk gazeteci olarak sadece Milliyet Moskova temsilcisi vardı. Anadolu Ajansında yapılanmayı kurup işleri rayına oturttuktan bir yıl sonrada bugün hâlâ da çalıştığım Hürriyet gazetesine geçtim. O zaman ki ofisim parlamento binasının tam karşısında Ukrayna otelinin yanında idi. Bu yüzden 1991 ve 1993 deki darbelere ilk tanık olanlardan birisi oldum. Hatta 1991 ayaklanmasında gürültüyle uyanıp pencereyi açtığımda belki de olayı ilk gören yabancı basın mensubu da ben olmuştum. Rusya’da ki birçok olayın direk tanığı olarak haberlerini yapıp Türkiye’ye geçiyordum. Bir nevi bu ülkenin dışardan gelişimini an be an tanığı olan birkaç yabancıdan birisiyim." Diyor.

Türk ve Rus iş dünyasının atılan ortaklıkların da ilklerine tanıklık eden Hacıoğlu, İlk zamanlarda oluşan karışıklık ve fırsatlar döneminde doğru zamanda doğru kişilerle iş yapanların bugün inanılmaz noktalarda olduğunun da altını çiziyor. Rusya’da birçok kişinin ilgili ilgisiz birçok iş alanında ticarete atılmasına rağmen ticaretin kendisini cezp etmediğini ve sadece sevdiği meslek olan gazetecilik görevini yerine getirmeye çalıştığını belirtiyor. Başarıya giden yol nedir? diye sorduğumuzda, "Ticaretten pek anlamam ama bugüne kadar edindiğim gözlemlerime göre başarı için mutlaka bu bölgeyi iyi tanımak ve de Ruslar ile birlikte çalışmak şart diyebilirim." diyor.