Ana sayfa  /   Rehber  /   Rusya'dan Yaşam Öyküleri

Dr. Naki Karaaslan


Doktor geldi, patron oldu

Gazetem’in nasıl başardılar köşesinin bu haftaki konuğu işadamlarımızdan Dr. Naki Karaaslan.

Karaaslan Çapa Tıp Fakültesi’ nde tıp eğitimi alırken son sınıfta, arkadaş gurubu ile birlikte yeni arayışlara girer ve önünde iki seçenek bulur. Ya Avrupa ya da Rusya. Karaaslan Rusya’yı tercih eder ve 90’lı yılların başında da soluğu Moskova’da alır.

Nerden çıktı, eğitiminizi bölüp Rusya’ya gelme fikri?

—Son sınıfta iken yeni bir arayış içine girmiştim. Türkiye bana dar gelmeye başlamıştı. Arkadaş gurubum içinde hep dünyaya açılmaktan konuşuyorduk. Dünya tarihinde yeni bir sayfa açan Rusya’da benim çok dikkatimi çekiyordu. Çünkü burada bir takım değişimler olacaktı hissediyordum. ‘Neden bende bu değişimi yaşamayayım. Madem değişiklik arıyorum’ dedim ve Moskova’da eğitimimi devam edebilmek için araştırmalar yaptım. Sonunda dil eğitimi alır ve derslerdeki farklılıkları sınavla verirsem buradan mezun olabileceğimi öğrendim. Türkiye’de iken 6 aylık bir Rusça dil eğitimi aldıktan sonra Moskova’ya 1991 yazında geldim.

Yine öğrencilik yani…

—Tam olarak değil. İlk yıl sadece dil eğitimi aldım. Ondan sonraki iki yıl da kalan derslerimin sınavlarını vermekle geçirdim. Fakat O dönem Rusya’da yeni gelişen inşaat sektörü ve Türk inşaat şirketlerinin artmaya başlaması ortaya bir sağlık hizmeti ihtiyacı çıkardı. Bende bu ihtiyacı görünce değerlendirmek istedim ve şantiyelerde Türk işçilerini muayene etmeye ve şirketlere tedavi hizmeti vermeye başladım.

İnşaatlarda hasta mı muayene ettiniz?

—Evet, ama bu uzun sürmedi. Giderek artan talep ve hasta kabul edecek bir muayenehane olmadığı için poliklinik ihtiyacımız ortaya çıktı. Şabalovskaya’da, bir demir çelik fabrikasının kullanılmayan polikliniğini kiralayarak onardım ve modern bir poliklinik haline getirdim. İnşaat şirketlerinin Moskova’da faaliyetlerinin artışı ile bizde büyüdük. Doktor ve hemşirelerden oluşan 30 kişilik bir sağlık ekibine dönüştük. Bu arada para kazanmaya başladım ve daha farklı nasıl değerlendirebilirim diye arayışlara başladım.

Ve ticarete adım attınız…

—Araştırmalarımı sürdürürken şimdiki ortağım Cesim Çaçan ile tanıştım. Almanya’da restoranlar zinciri olan Cesim Çaçan henüz girdiğim iş hayatında daha deneyimliydi fakat bende Rusya’yı çok iyi biliyordum. Bu özeliklerimiz bizi biraraya getirdi ve ortak olduk. 1996 yılında Bosfor Restoran’ı açtık. Ben aynı zamanda polikliniği de devam ettiriyordum fakat muayene etmeyi bırakmıştım. Orayı uzun zamandır tanıdığım ve burada tıp eğitimi almış ailemden biri olarak gördüğüm Dr. Serhat Samancı yürütmeye başladı. Zaten 98 krizinde inşaat şirketleri azaltamaya başlayınca klinikte zorlanmaya başlamıştı. Fakat ortağım ile gıda sektöründe iyi ilerliyorduk.

Kriz döneminde küçük çapta yatırımlar yaptık. Birçok yerde küçük döner kioskları kurduk. 1999 yılına geldiğimizde Moskova’da lisanslı döner üretim fabrikası kurduk. Hem kendi ihtiyacımız hem de diğer döner satanların ihtiyacını karşıladık. Ortağımın ticari anlamda ön görüleri bizi o yıl Çin’e götürdü ve Pekin’de bir Çinli ortak ile restoran açtık. Aynı zamanda Türkiye’ye bazı alanlarda distribütörlükler aldık. Yaklaşık 1,5–2 yıl oraya gidip gelmek zorunda kaldık ve karar verme aşamasına geldik. Uzaktan iş yürütülmüyordu. Ya orada kalınıp devam edilecekti ya da Rusya’da olunacaktı. Zaten ortağım Almanya ağırlıklı yaşıyordu. Bende Rusya’da karar kıldım ve Pekin’deki restoranı Çinli ortağımıza, Türkiye’deki işleri de Türk ortağımıza devrettik.

Krizin bitimi ile döner fabrikamızın ürün çeşidini artırarak, çöp şiş, hazır tavuk, köfte ve salata hizmeti de vermeye başladık. Orta ölçekte Restoran sayımız da 8’e yükseldi. 2000’li yıların başında bir de tekstil deneyimimiz oldu. Kadın giyim üzerine 3’ü Moskova, 2’si St. Petersburg’da mağaza açtık. Fakat buradan hayati bir ders aldık ve gördük ki teknik olarak bilmediğimiz bir iş bize ait değilmiş. Her şeyi ortağımıza devrederek bildiğimiz işle uğraşmaya devam ettik.

2005 yılında Moskova’da bir alışveriş merkezi yapmak için arazi aldık. Bir yıl sonra ise yapımına başladık ve yakın bir zamanda da açmayı planlıyoruz. Tabi bu arada Dubai’de bir takım girişimlerimiz oldu ve ortaklık kurduğumuz Rus dostlarımızla orada yatırımcı olarak bazı işler yaptık. Ortağım da Almanya’dan ayrılıp Dubai’ye yerleşti ve oradaki yatırımları daha yakından takip etmeye başladı. Bende Rusya’da kalmaya ve buradaki işleri yürütmeye devam ettim. Arasıra ben Dubai’ye ortağımda Moskova’ya geliyor. Bu şekilde iş hayatımıza devam ediyoruz.

 Rusya’da yeni iş yapacaklara hangi tavsiyelerde bulunursunuz?

—Buranın yollarını öğrenmeden hiç kimse kendi yolunu çizmesin. Rusya’yı bilen ve yıllardır burada iş yapan Türk işadamlarına mutlaka danışsınlar. Alacakları tecrübe kendilerine çok yol aldıracaktır. Rusya, sermayesi ve iş birikimi olan herkese açık. Öncelikle Rusya orta ölçekli işletmelere ihtiyaç duyuyor. Burada iş yapacak olanlar bu konuyu bir mercek altına alsın.