Lig şampiyonu Bursaspor ile Türkiye kupası şampiyonu Trabzonspor arasında Süper kupa maçı oynandı. Bu, Türk futbol tarihimizin bir ilki oldu. Bugüne kadar üç büyükler arasında paylaşılan kupa ilk kez dördüncü büyük Trabzonspor’a gitti.
“Gözün aydın Anadolum Darısı Başına’’ yazılı pankart ile maça çıkan Bursaspor Anadolu’nun liderliğine soyunmuş anlaşılan. Kötü bir konumlama değil ama bana göre zor bir misyon. Bunu başarmak sanıldığı kadar kolay değil, örnekleri çok. Sivasspor’dan biraz ders almalı ve aynı hatalara düşmemeliler. Büyük takım olmak öyle sanıldığı kadar kolay bir iş değil aslında. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş 100 seneyi aşmış takımlarımız. Büyüklüklerini çoktan ispat etmiş camialar. Zaman zaman problem yaşasalar da çok çabuk zıplarlar bulundukları yerden. Sevgili Bursaspor senin zaten “Gözün aydın Anadolum’’ deme hakkın yok çünkü Trabzonspor Anadolu’nun gözünü daha önce aydınlatan ve Anadolu’ya şampiyonluk yaşatan takımların ilki. Sen ilk değilsin. Üstelik başarısını yıllardır devamlı kıldığı içinde kendine dördüncü büyük dedirtmiş bir camia oldu. Senelerdir de ilk beş takımın içinde yer aldı. Sana da dünkü maçta gerekli dersi verdi, umarım faydası olmuştur. Sen Bursaspor olarak Türkiye’yi Avrupa’da önce iyi bir şekilde temsil et ve yüzümüzü güldür. Zaman içinde her türlü payeye layık olursun. Ama bu işler çalışarak ve sabır içinde olur, sadece pankart açmakla olmaz.
Fenerbahçe yol ayrımında.Ya bugüne kadar Alexli futbol düzenindeki gibi yavaş çıkışlarla, topu ayağında çok tutarak, futbolcuların yeteneklerini ön planda tutan eski anlayışına devam edecek. Yada çağdaş futbola dönük, tüm 11’in markaj yaptığı üst düzey kondisyona ulaşmış sahada ayak basılmayan yer bırakılmayan, yardımlaşmanın bol konuşmanın az olduğu, saha içi ve saha dışı uyumun tam olduğu bir düzene geçecek.
Bu yazdıklarım Alex’i hemen feda etmek anlamına gelmez, sadece onun üzerinden kurulmuş futbol düzeni artık bitmeli ve Alex gibi tam profesyonel bir oyuncuya yalan dolan yapmadan işi çirkinleştirmeden açık olunmalı ve karşılaşmaların ona ihtiyaç duyulduğu zamanlarda oynayacağı dürüstçe deklare edilmelidir. Ve ona ihtiyaç olacaktır da. İç sahada, kapanan defanslarda, ikinci yarılarda, koşmanın az baskının fazla olduğu dakikalarda zinde kalmış bir Alex’i arasan bulamazsın. Fenerbahçe cadı kazanına dönmeden kalkabilir mi bu işlerin altından? Aykut’a, aklına ve hocalık becerisine bağlı birazda.
Galatasaray ne yapmaya calışıyor, bekleyip göreceğiz. Geçtiğimiz sene şampiyonluğa veda edince hocaları tarafından kadronun yetersiz olduğu ileri sürüldü ve bu görüşte birleşildi. Ama bu kadronun en iyilerini, diğer bir ifade ile alıcı bulabildiklerini sattı Galatasaray, kalanlardan iyileri hala sakat. Sıradan oyuncularının dışında gelenlerden çok önemli oyuncu yok. Bu davranış biçimini ve planlamalarını şayet “Biz iddiamızı geçici süre dondurduk bize izin verin önce ekonomimizi düzelteceğiz ve yeniden sıçramak üzere geri çekileceğiz’’ deklaresinde bulunsalardı anlaşılabilir bir tarafı olurdu. Ama böyle bir açıklamanın tam tersine “Bombalar yolda’’ havası yaratılmakta. Valla ben anlamış değilim anlayan varsa bana da yardımcı olsun lütfen.
Beşiktaş iyi işler yapacak, biraz sabır. Beşiktaş iyi transferler yaptı elindeki kadroda zaten iyiydi. Hocaları Denizli’nin aksine hücuma dönük bir anlayışta. İlk sınavlarda şans yanlarında olursa çok çabuk lige ağırlıklarını koyabilirler. Maçlarını zevkle seyredeceğim. |