Geçen yazımızda karın ağrısı yapan sistem ve organlardan söz etmiştik ve demiştik ki karın ağrısı hem batın içinde yer almayan organlardan yansıyan ağrılar şeklinde olabilir hem de bizzat karın (batın) organlarının fonksiyonel ve patolojik durumlarından kaynaklanmaktadır.
Abdominal sendrom çocuklar arasında en çok pediatri gastroenteroloji ve cerrahiye başvuru sebebidir. Moskova Acil hizmetler servisinin verilerine göre bu oran çağrıların üçte birini oluşturuyor.
Bunların içerisinde Acil cerrahiye en çokta akut apandisit ön tanısı ile hastalar gelmektedirler. Bizzat yaptığımız araştırmalar sonucunda Akut apandisit teşhisiyle hastaneye getirilen çocukların yüzde 28.5’nde bu teşhis doğrulanıp apendektomi (apendisitin alınması) yapılıyor. Geriye kalanlar da çocuk doktorlarına ve çocuk gastroenteroloklarına kesin tanı ve tedavileri için sevk edilir.
Birçok yazar karın ağrılarında, organlarda herhangi morfolojik bir patolojinin olmadığı fonksiyonel karın ağrılarını sınıfsal olarak ayırırlar. Hepatobiliyer sistemdeki fonksiyonal değişimler çocuklarda karın ağrısı nedenleri arasında önemli yer tutar. Fonksiyonel durumlar zamanla pankreasta, karaciğerde, onikiparmak bağırsağında, midede, kalın bağırsak patolojik durumların ortaya çıkmasına ve yüzde 40 kronik hastalıkların oluşmasında rol oynar.
Karın ağrısı nasıl oluşuyor?
Viseral ,nöropatik ve psikogen olarak karşımıza bir tablo çıkıyor kimi yazarlar buna yansıyan ağrıları da dahil etmektedir.
Viseral ağrılar bu patolojik sürecin şu veya bu organda olması ile ortaya çıkar. Enflemasyon, mekanik travma, organdaki ödemden dolayı kapsül gerilmesi, tümör baskısı assit, doku destrüksiyonu ( ulser) v.s. Bu etkiler özel peceptörler aracılığıyla organ veya dokuda bulunan nociseptorler aracılığıyla algılanır.
Ağrılar
Nöropatik ağrılar: bu ağrılar merkezi ve periferik sinir sisteminin organik zedelenmelerde görülür.Genelde periferik sinir sisteminin zedelenmelerinde görülür.
Psikolojik ağrılar: bu algılanma bozukluklarında görülür, bunlar duygusal ve psikolojik stresler, aşırı yorulmalarda, astenizasyon ve histeri durumlarında ortaya çıkar.
Fonksiyonel ağrılar detaylı araştırmalardan sonra organ ve dokularda herhangi bir patolojik durum görülmediği zaman söz konusudur.
Çocuklarda fonksiyonal ağrıları son zamanlarda ayırmak, literatürde bir gereksinim haline gelmiştir. 2. Roma kriterlerinde fonksiyonel bağırsak bozukluları ,abdomen ağrılarıyla beraber veya çocuklarda diskomfort vardır.
Tabii ki fonksiyonel karın ağrılarının sınıflandırması çok daha geniş ve detaylıdır. Çocuklarda yapılan araştırmalarda tekrarlanan karın ağrısı nedenleri incelendiğinde yüzde 40 oranında bu tür ağrıların temelinde psikojenik faktörlerin yattığı tespit edilmiştir. Bu konuda İngiliz bilim adamları N. Williams ve arkadaşlarının yaptıkları araştırma kaydadeğerdir. Onlar karın ağrısıyla okul ve tatil döneminde başvuran çocukları inceleyerek şu kanıya varmışlar: “4 bin 598 çocuktan 643 kişiye apendektomi yapılmış diğerlerine spesifik olmayan karın ağrısı teşhisi konulmuş. Apandisit teşhisi ile hastalar okul zamanında ve tatilde aynı yoğunlukta başvurmuşlardır. Spesifik olmayan karın ağrısı teşhisi konulan çocuklar okul döneminde 3 kat daha fazla doktora başvurmuşlardır.
Bunların aile yapıları incelendiğinde ailede hastaların ve asabiyetin varolduğu fark edilmiş. Araştırmacılar bu çocuklarda depresyon veya panik atak sendromu gelişebileceği ve aynı zamanda psikojenik faktörlerin rol oynadığını kaydetmişlerdir.’’
Diğer bir grup İngiliz araştırmacıları M. Hotopf un (1998) incelemeleri de endişe vericidir.
1562 kişinin kontrol altına alınmasıyla (1946-1989) spesifik olmayan karın ağrıları zamanla yetişkinlerde psikolojik somatik ve periyodik karın ağrılarına sebep olduğu saptanmıştır.
Benzer veriler Amerikalı J.Aply (1973) tarafından yayınlanmıştır. Çocuklardaki hafif ağrılar yetişkinlerde yaş ile beraber panik atak ve depresyon için ağır sonuçlar vermektedir.
Bütün bu veriler abdominal ağrıların sadece pediatri için aktüel olmadığı aynı zamanda yetişkinlerin sağlığını etkilediği için genel sağlık problemini oluşturuyor. Böyle ifade yazarlarda somatizasyon olarak nitelendiriliyor. Bu da somatik patolojilerin psikojenik faktörler temelinde geliştiği anlamına geliyor.
|