Alisa Burova


Türkiye tatili hayatımı değiştirdi

“Rusya’dan yaşam öyküleri” bölümüne bu hafta hepimizin bir şekilde yolunun kesiştiği Turkish Club başkanı Alisa Burova konuk oldu.

Sayfamızda, RTİB Genel Sekreterliği, bankacılık ve tercümanlık yapan ve hayatının değişimini “ Türkiye tatili ” sayesinde yakalayan Alisa Burova’yı tanıyacağız.

Moskova’da doğan Alisa Burova, lise son sınıfında yabancı dil eğitimi için babasının da isteğiyle Amerika’ya gitti. Lincoln’deki University of Nebraska’da Uluslararası İlişkiler bölümünde okuyan ve eğitimi döneminde sigortacılar derneğinde halkla ilişkiler asistanlığı yaptı. Amerika’da çalışma hayatında epeyce bir tecrübe kazanan Burova, beş yıl sonra 1998 yılında üniversiteyi bitirdikten sonra Moskova’ya döndü ve Avrupa Bankasında (EBRD) ekip asistanı olarak işe girdi.

TÜRKİYE TATİLİ

1999 yılında Türkiye’ye tatile gidinceye kadar Türkiye ve Türkler hakkında hiç bir şey bilmediğini ifade eden Alisa Burova, “Bırakın Türkiye’yi, Türkçe diye bir dilin varlığından dahi haberdar değildim. Bildiğim tek bir şey vardı o da Amerika’da üniversite okurken Türkiye’nin NATO’nun iyi bir müttefiki olduğu idi. Bütün bildiğim bundan ibaretti “ diye konuştu.

Alisa Burova, sonradan keşif edip tanıdığı Türkiye ve Türkleri ise şöyle anlatıyor:

“ Ancak tatile gittiğimde Türkiye çok hoşuma gitti. İngilizce, İtalyanca ve Fransızca bildiğim için, diğer gittiğim Avrupa ülkelerinde konuşmakta zorluk çekmiyordum ama Türkiye’de herkes hiç bilmediğim bir dil konuşuyordu, o dili öğrenmeyi için hemen kendime hırs yapmıştım. Türkiye’de beni çeken bir şey vardı. Zaten tatil bitiminde Moskova’ya elimde çok sık kullanılan Türkçe kelime ve cümleleri öğreten bir kitabı ile döndüm. Bir kaç ay sonra Türkiye’ye bir daha gittim. Tabi bu sefer orada 10 sene evli kaldığım ve geçen sene boşandığım eşim ile de tanıştım. Artık Türkiye ve Türkler bana çok daha farklı gelmeye başlamıştı. Döner dönmez özel hoca ile anlaşarak Türkçe öğrenmeye başladım. Artık Türkiye’ye sık sık gidiyor tatillerimi orada geçiriyordum. Moskova’da hem İngilizce-Rusça simültane tercümanlık yapıyordum hem de bankada çalışıyordum ancak serbest olarak çalışmak daha cazip gelmeye başladı, zamanımın tamamını tercümeye ayırmaya karar verdim ve sonunda bankadaki görevimden 2000 yılında ayrıldım. Zaten o senenin sonuna kadar Türkçeyi de çok iyi öğrenince o dilde de tercüme yapmaya başladım. Türkçe tercüme de yapınca gelirim daha da çoğaldı. Türkiye’ye gidip geldiğim sırada uçakta tesadüfen BOTAŞ’ın taşeronluğunu yapan bir İngiliz firmasının yetkilisi ile tanıştım. Sohbetimiz esnasında benim Türkçe, Rusça ve İngilizce bildiğimi öğrenince hemen iş teklifinde bulundu ve yapacakları Mavi Akım anlaşmasında bu üç dile hakim olan birisine ihtiyaç duyduklarını söyledi. Bende kabul ettim ve artık bir yıl kadar hemen hemen her ay Ankara ve İstanbul’a gidip gelmeye başladım. Bu süreç kendimi Türkiye ve Türkçe konusunda çok geliştirmemi sağladı. Anlaşma tamamlanıp imzalanınca işim bitti. Tekrar Moskova’ya döndüğümde bu sefer ABD’nin Moskova Büyükelçiliği’nde işe girdim. Orada ki iş hayatım da sekiz ay kadar sürdü. Amerika’nın tarihinde önemli bir iz bırakan 11 Eylül saldırıları dönemi idi, Amerikalıların çalışma mantalitesi bana çok ters geldi  daha fazla dayanamayıp oradan da ayrıldım.”

MOSKOVA’DA Kİ TÜRKLER

Tekrar serbest tercümanlık işine dönen Burova, tiyatro yönetmenliği yapan annesinin üniversitede mastır yapan Nuran Aydın ile kendisini tanıştırdığını, Aydın’ın kendisini daha sonra Moskova’da bulunan Türk Rus İşadamları Birliği’ne (RTİB) götürdüğünü anlattı. Burova, “Türkiye ile ilişki içindeydim ancak, Moskova’da yaşayan Türklerden hiç haberim yoktu. Kendisi ile şuanda da görüştüğüm, çok yakın arkadaşım olan Nuran Hanım, beni RTİB’e götürdü ve çok kişi ile tanıştırdı. Orada çok iyi dostluklar edindim ve Türk camiasının daha çok içine girdim. Oradaki toplantılara katılıyordum kendimce bir şeyler katmak istiyordum. RTİB de o zaman genel sekreter olarak çalışan Suat Taşpınar beni çok sayıda Türk iş adamı ile tanıştırdı. Gelen birçok heyete ve sanatçıya tercüman olarak çalışmamı sağladı” diye konuştu.

TURKİSH CLUB

RTİB’e üye olduktan sonra içinde çok fazla Rus olmadığını gören Burova, kendisi gibi Türkiye ve Türkçe ile ilgilenen başkaları da var mı diye araştırmaya koyulur. Sahibi Rus olan ve Türkiye ile hiç bir ilgisi olmayan fakat Türkiye adına açılmış bir forum bulan ve kaydolan Burova burada kendisi gibi, Türkiye’ye ilgi duyan çok sayıda bayan olduğunu gördü ve onlarla forum üzerinden yazışırken bir gün de buluşmalarına katıldı. Onların kendi aralarında buluşup bir şeyler yapmaya çalıştıklarını gördüğünde, “ Neden burada yaşayan Türkleri de kapsayan bir şey yapmıyoruz, işi geliştirelim ”  önerisinde bulunan Burova, sonra çok sayıda Türk firmasının sponsor olduğu ve büyük ilgi gören ve geleneksel hale gelen Turkish Club partilerinin ilki olan bir eğlence gecesi düzenlediklerini söyledi.

Burova, artık biraz daha organize olunca sivil bir toplum kuruluşu gibi hareket etmeye başladıklarını, gönüllülerle birlikte Turkish Club’ı kurduklarını ve kendisinin de başkan olduğunu söyledi. Türkiye’den gelen bir televizyon kanalının kendileri ile yaklaşık bir saat süren çekimi ve yayını sonrasında daha çok tanındıklarını ifade eden Burova şöyle devam etti:

“ Gerek buradaki Türk basın mensupları gerekse de Türkiye’den gelen basın mensupları bizimle ilgili yazılar yazmaya başladılar.  Sık sık Türk medyasında bizim ile ilgili haberler yayınlandı. Bu bizim daha çok ilgi görmemizi sağladı. Başta pop şarkıcısı Tarkan olmak üzere Türkiye’den gelen birçok sanatçı ve heyete tercümanlık yapıp, organizasyonlar gerçekleştirmeye başladık. Sanırım 2006 yılı idi hem Türklerle olan diyaloğum hem de Ruslar ile olan diyaloğumdan dolayı RTİB’e genel sekreter görevine getirildim. Ancak bir süre sonra RTİB’in faaliyetleri bazı nedenlerle zayıflayıp birlik belli bir dönem için kendi kabuğuna çekilince bende bu görevden ayrıldım.

Şimdi daha çok açılışlar, düğünler ve eğlence programları tertipliyoruz. 2005-2010 arasında çok sayıda hem Türkiye’de hem Rusya’da organizasyon gerçekleştirdik ve bu bize çok büyük deneyimler ve bağlantılar sağladı. Bizde bu ilişkilerimizi kullanarak Türk-Rus dostluğuna daha fazla nasıl katkı sağlayabiliriz diye düşünüyoruz.”

“ TÜRKLER, GÜZEL BİR KÜLTÜRE SAHİP ”

Alisa Burova, Gazetem’in her sayısında yayınlanan “Rusya’dan Yaşam Öyküleri” bölümünde konuk olan Türklerin hep Rusları değerlendirdiğini ve güzel şeyler söylediklerini de anımsatarak, şimdi kendisinin Türkleri değerlendireceğini söyledi.

Türklerin çok sıcakkanlı ve başta aile yaşantıları olmak üzere çok güzel bir kültüre sahip olduğunu vurgulayan Burova, “ Bizde bunun güzel taraflarını alarak Ruslara tanıtmaya çalışıyoruz. Burada Türkiye’nin imajı 10 sene önceki ile tamamen zıt. Çünkü ülke liderlerimiz arasında yaşanan yakın temaslar biz vatandaşlara da yansıyor ve ilişkilerimiz daha da güçleniyor. Birbirimizi tanıdıkça daha çok seviyoruz” dedi.