Bu haftaki Rusya’dan yaşam öyküleri konuğumuz TLT Global’ın ortaklarından Zeki Bilici.
Zeki Bilici’nin iş hayatı 1993 yılında babasının emekli parasıyla Laleli’de açtığı tekstil mağazası ile başlar. Bilici, mağazanın açılmasından sonra artan Rus müşterileri sayesinde de hizmeti Rusya’ya taşımaya karar verir. 1996’da Rusya’ya gelen Bilici’nin iş hayatına 13 yıldır burada devam ediyor.
Kendinizi okuyucularımıza biraz tanıtır mısınız?
Ben 1973 Batman doğumluyum. Doğduğum şehirde ilk orta ve lise eğitimimi tamamladıktan sonra, babam üniversite okumam için İstanbul’da bir dershaneye kaydımı yaptırdı. Çok çalışmama rağmen maalesef bir yer kazanamadım. O sıralar babamın bir arkadaşı Laleli de dükkân açmıştı ve babama işlerin iyi olduğunu söyleyerek, benim için de bir mağaza açmasını tavsiye etmişti. Babam da o zaman elindeki emekli parasını bana yollayarak tekstil üzerine mağaza açtırdı.
Üniversite hayallerinize ne oldu?
O sene ilk defa geldiğim İstanbul’da bildiğim tek yer evim ve dershanenin adresiydi. Başka bir yer bilmiyordum. Sadece çalışıyordum ama başaramayınca benim de direncim kırıldı, babamda mağaza açalım deyince hemen kabul ettim. Mağazayı açmamız söz konusu olduğu zaman ben sık sık Laleli’yi gezip oradaki ortama bakıyordum. Hep turistler vardı. Ellerinde çuvallarla bir şeyler alıyorlardı. Daha doğrusu hangi dükkâna baksam içerisi doluydu. Her milleten insan vardı. Bende 93 yılında tekstil üzerine bir yer açtım ve başında durmaya başladım. İlk başlarda her milletten müşterim vardı, bu zamanla değişmeye başladı ve sadece Rus müşterilerim oldu. 1996 yılına kadar çok iyi işler yapıp para kazanmaya başladım…
Rusya’ya gelişiniz…
Müşterilerim beni hep davet edip duruyorlardı, bende bir gün atlayıp Moskova’ya geldim. Gezip gördüklerim bana bir takım fikirler verse de ilk başta buraya gelmeye cesaret edemedim. Ama benim yan komşum Rusya’ya açılmış ve Moskova’da da yer açmıştı. Bana da sürekli gitmem ve yer açmam konusunda tavsiyelerde bulunuyordu. Sonra bende 1996 yılında atlayıp geldim. Moskova’da çok büyük bir depo kiralayıp toptan kot pantolon satmaya başladım. Buradaki müşterilerimin de hoşuna gitti, mallarını İstanbul’dan değil de Moskova’dan almak.
Peki, gümrükleme ve lojistik işi ile nasıl tanıştınız?
İşlerim Moskova’da iyi giderken herkesin yaşadığı meşhur 98 krizi maalesef beni de etkiledi. İlk zamanlarda hissetmedim ama tam bir yıl sonra işlerimi zayıflatmaya ve neredeyse iş yapamaz duruma geldim. Ben de tamamen işyerimi kapatıp parasını kendim için başka bir işte kullanmak için sermaye yaptım. Ama asla buradan gitmek istemiyordum burada bir ışık vardı. Sonra 2000 yılında İstanbul’dan da tanıdığım Monaco kargo ve otelinin sahiplerinden Akın Tokay ile konuşurken, gümrükleme de çok iş olduğunu söyledim. O da bu işle uğraşıyordu ve bana işe yetişemediğini ve çok yoğun olduğunu, ancak kimseye de güvenemediği için ortak almak istemediğinden yakınınca yollarımız kesişti. Tekstil işinden kalan son paramı da yatırarak ortak oldum ve işe beraber koyulmaya başladık. 2002 yılına kadar yoğun bir tempoda çalıştık. Ama bu işin Türkiye ile sınırlamanın haksızlık olduğunu görüp başka ülkelerle de çalışmaya başladık. Tanıdığımız bir Hintli Lojistik firması ile güçlerimizi yine bizim firma olan TLT Global adı altında birleştirdik. Hindistan’da iki ofis, Dubai’de bir ofis, Pekin’de bir ofis ve Avrupa’dan gelen mallar için Varşova’da bir ofis daha açtık.
Birden bir bu kadar büyümeyi nasıl sağladınız?
Aslında önemli olan büyümek değil bunu devam ettirebilmek. Bizde bunun kurumsallaşmadan geçtiğini biliyorduk. Ortağım ile de bir birimizin dilinden anlıyorduk. Zaten Hindistanlı ortağımızın başka işleri de vardı. O onlarla daha fazla zaman geçirmeye başlayınca 2005’te yollarımızı ayırdık. 2006 yılında bu sefer de Rusya içi nakliye işini devreye soktuk. Bu arada burada kalabilmenin üretim yapmaktan geçtiğini görünce de başka bir alanda yatırım kararı aldık ve inşaatlarda kullanılan plastik boru ve ek parçaları üreten bir fabrika kurduk. Zaten fabrika üretime geçtiği günlerde de dünyayı yıkan ekonomik kriz patlak verdi. Biz de çıkışı yine güçleri birleştirmekten geçtiğini gördük ve 1996 yılından bu yana Rusya’da lojistik işleri yapan DİSAMBAR adlı Suriye asıllı Disam Bey ile güçlerimizi TLT Global çatısı altında birleştirdik ve gümrükleme ile lojistik işimize devam ettik. Fabrika da ise yine Akın Tokay ile ortaklığımız devam ediyor. Ama lojistik ve gümrüklemeyi her zaman ana işimiz olarak görüyoruz.
Sizin gözünüzle Rusları tanıyabilir miyiz?
Rusları çok seviyorum. Eşim Rus ve bir oğlum var. Ruslar da bizim gibi çok sıcak kanlı insanlar. Hemen kaynaşıyorlar. Restoranda hiç tanımadığın birisinin masasına otur kadeh tokuştur anında hava değişiyor. Sanki kırk yıllık arkadaşın gibi oluyorlar. Burada hiç kimse rütbeye, makama göre davranmıyor. Çok netler. Evet, ise evet, hayır ise hayır. Bu yönleri çok hoşuma gidiyor.
Burada iş yapmak isteyenlere tavsiyeleriniz neler?
Bir defa burası artık eskisi gibi değil. Her sektörde burada binlerce rakip oluştu. Burada iş yapmak zorlaştı. Buraya mutlaka paranızla gelmek zorundasınız ama bazen paranızın olması bile işe yaramayabiliyor. Burada ne yaparsanız yapın uzun bir süre sadece piyasa araştırması yapın.