Halim Demir


“Yaptığın iş, aldığının karşılığı olmalı”

Bu hafta Rusya’dan yaşam öyküleri bölümümüzün konuğu, Yenigün İnşaat’ın Rusya temsilcisi Halim Demir.

Demir, çok kültürlü bir hayata ilk adımlarını Türkiye’nin en renkli mozaik taşı olan medeniyetler merkezi Mardin’in Midyat ilçesinde atmış. Yaklaşık 20 yıldır Yenigün İnşaat’ta görev yapan Demir bu sürenin 14 yılını da Rusya’da geçirmiş.

İş hayatıyla nezaman tanıştınız?
Ben, lise eğitimim bittikten hemen sonra, imkânım olmasına rağmen üniversite yerine iş hayatını tercih ettim. İlk olarak iş hayatına Yenigün İnşaat’ın Antalya’da kendi öz sermayesi ile yaptığı 5 yıldızlı oteli Sun Zeynep’te depo şefi olarak başladım. Bu benim ilk iş tecrübem oldu aynı zamanda. İnşaat üç yıl sürdü. Sonrasında Yenigün inşaat ile Türkiye’nin diğer illerindeki projelerde çeşitli pozisyonlarda görev aldım.Bu süre içinde inşaat sektöründe çok ciddi tecrübeler edindim.

Rusya’ya gelişiniz nasıl ve nezaman oldu?
Ben aslen Midyatlı’yım ve herkes bilir ki, orası birçok dinin ve kültürün birlikte yaşadığı nadir yerlerden birisi. Buna rağmen yurt dışına çıkma fikrim hiç olmadı. Yenigün o dönem yurt dışına açılıp, Türkiye’de ki yapısını başka ülkelere de taşımak istiyordu. Bu ülkelerden birisi de Rusya idi. 1994 yılında Rusya’da bağlantıya geçtiği işlere 95’te imza atınca, Rusya’da ofis açıp burada yapılanmak gerekti. Bana da Rusya’ya gidip gitmeyeceğim soruldu. Bende yurt dışı fikrine sıcak bakmadığımı söyledim ve teşekkür ederek teklifi geri çevirdim. Ancak bu teklif 6 ay sonra kadar tekrar önüme geldi. Beraber çalıştığımız inşaat mühendisi kuzenim Necati Ekingen , bana ‘Git, biraz kal. En azından yurt dışında yaşamı görürsün’ deyince fikrim değişti ve birkaç aylığına görevi kabul edip 1995’te Moskova’ya geldim. Geliş o geliş tam 14 yıldır Rusya’dayım.

Sizi burada tutan ne oldu?
Ben ilk geldiğimde buraya muhasebe müdürü olarak geldim. Ancak Türkiye’de bildiklerimin burada işe yaramadığını öğrenmem zaman almadı. Hemen bir Rus muhasebeci ve Rus muhasebe müdürü bularak ekip kurduk. Öğrenmeye merakım beni burada tuttu ve proje bitimine kadar burada kalmaya karar verdim. 97’de proje bitmesi gerekirken işverenden kaynaklanan bazı sorunlardan dolayı bu süre uzadı ve hemen akabinde meşhur 98 krizi patlak verince tüm herkesin olduğu gibi bizimde planlarımız değişti. Piyasalar durup, yaprak kıpırdamayınca buradaki işimizi bırakıp dönemedik. Piyasaların tekrar düzelip çarkların dönmeye başlaması birkaç yılı buldu. Aldığımız ilk projeyi 2003’te anlımızın akıyla teslim ettikten sonra patronumuz Rusya’da kalmaya karar verdi. Yönetim kurulu üyemiz Ferit Aral’da bizzat gelip bağlantılar kurmaya başlayınca da Rusya da yerleşik duruma geldik. Bende ortama ve işleyişe adapte olunca geri dönmek istemedim.

Burada bulunduğunuz süre içerisindeki gözlemlerinizi bizimle paylaşırmısınız?
Bir defa, burada kalıcı olunması gerektiğini öğrendim. Bunun içinde mutlaka karşı tarafa dürüst olduğunuzu yansıtmalısınız. Evet, buraya hepimiz kar amaçlı geldik ve amacımız para kazanmak. Ama bunu yaparken, elimizdeki bütün imkânları kullanarak işverene verdiğinin karşılığını teslim ettiğiniz işinizle ispatlamanız lazım. Zaten ondan sonra işvereniniz sizi kendi bırakmıyor. Yok, sadece ‘kar edeyim de nasıl olursa olsun’ derseniz, burada kalıcı olamazsınız.
Ruslar ile bir birimize hem çok benzeyen yanlarımız var hem de çok farklı olduğumuz yönlerimiz var. Mesela biz toplum olarak onlar kadar, rahat değiliz, daha içe kapanık bir toplumuz. Ama biz de Ruslar da birisine güvendiler mi aynı bizim gibi sonuna kadar destek oluyorlar.