Bu haftaki Rusya’dan yaşam öyküleri konuğumuz Cenk Karaaslan’ı Rusya’da şahsen tanıyanlardan daha çok sesini tanıyanlar fazla. Yaklaşık 7 yıldan bu yana her gün ‘burası Rusya’nın sesi radyosu’ diyerek programını açan ve haber sunan Karasalan’ın Rusya’ya gelmesi 2000 yılında Rusya’da iş yapan bir akrabası sayesinde olmuş.
Bize kendinizi biraz tanıtır mısınız?
Ben aslen Malatyalıyım. Orda doğdum ancak babam işi gereği İstanbul’a yerleşince bizde ailece onun ile birlikte henüz çocuk yaşlarda İstanbul’a yerleştik. Ortaokul ve lise eğitimimi İstanbul’da bitirdikten sonra babam beni sahibi olduğumuz yapı malzemeleri dükkânın başına geçirdi. Ticarete atılınca da üniversite okuma arzumdan vazgeçmek zorunda kaldım. Rusya’ya geldiğim yıla kadar da kardeşlerim ile birlikte kendi dükkânımızı işletiyorduk.
Rusya’ya gelişiniz nezaman ve nasıl oldu?
Aslında tesadüf oldu desem yanlış olmaz. Çünkü yaklaşık 15 yıl kendi dükkânımızın başında çalıştık. Ancak o yıl kriz çıkıp işler yavaşlayınca, bizde dükkânı işletmektense kiraya vermenin daha mantıklı olduğunu gördük ve dükkânı bir banka şubesine kiraya verdik. Ben tabi iş anlamında neler yapabilirim diye arayışlar içerisine girdim. O dönem Moskova’da ticaret ile uğraşan akrabam Naki Karaaslan, bir Restoran açmış ve buraya benim müdür olarak gelip gelmeyeceğimi sordu. Ben de kabul ettim ve 2000 yılında Eski Arbat’ta bulunan Bosfor Restoran’a müdür olarak geldim.
Radyoculuk nereden çıktı, daha önce yaptığınız bir iş miydi?
Aslında hiç alakam olmayan bir alan. Ben Rusya’ya geldikten iki yıl sonra sizin gazetenizin de yazarlarından olan Dr. Serhat Samancı ile tanıştım. O hem doktorluk yapıyordu hem de radyoda çalışıyordu. Bana bir gün diksiyonumun iyi olduğunu ve radyoda kadro boşaldığını söyleyerek, istemem durumunda beni oradaki denemelere sokabileceğini söyledi. Bende neden olmasın diyerek, denemelere girdim ve başarılı olunca da radyoya başlamış oldum. Yaklaşık 7 yıldır da radyoda çalışıyorum.Daha önceleri radyoculukla ilgili bir deneyimim olmamasına rağmen yaptığım işi büyük bir titizlikle yapıyorum.
Radyoda ki göreviniz tam olarak ne?
Rusya’nın Sesi Radyosu çok eski ve köklü bir radyo. Orta ve uzun dalga yayın yapıyor. Burada yaklaşık 38 farklı dilde yayın yapılır. Ben de orada her gün saat 15:30–17:30 arasında Dr. Serhat Samancı ile birlikte Türkçe haber sunuyorum.
Restorandaki işiniz...
Restorandaki işime hiç bir zaman ara vermedim. Zaten radyoda çalışma tarzım işimi engelleyecek bir durumda değildi. 2005 yılına kadar Bosfor Restoran’da çalıştım. Sonrada Türk Ticaret Merkezi (TOBTİM) açılınca da bizimkiler buraya Amerikan konseptinde Sixties adlı bir restoran açtılar. Bende çalışmama burada devam ettim. Hala hem radyoda haber sunmaya hem de Sixties restorandaki işime devam ediyorum.
Peki, Rusya’da bulunduğunuz süre içerisinde bize Ruslar hakkındaki gözlemlerinizi aktara bilirmisiniz?
Ben Rusya’ya gelinceye kadar, hayatımda turist dahil olmak üzere hiç Rus ile karşılaşmamıştım, ta ki Moskova’ya gelinceye kadar. Hem iş hayatımda hizmet sektöründe olduğum için, hem de radyo da yaptığım spikerlik sayesinde Rusları yakından tanıma fırsatı buldum ve ne kadar cana yakın olduklarını gördüm. Gözlemlediğim kadarı ile şunu söyleyebilirim, onlara ne kadar dürüst olursanız, onlarda size o kadar dürüst oluyorlar. Zaten iş hayatınızda da burada başarılı olmak istiyorsanız, bu insanlara mutlaka dürüst yaklaşmalısınız. Dünyanın birçok yerinde ticaretin içinde var olan bazı kuramlar burada geçerli değil. Burası bambaşka bir coğrafya ve kendi içerisinde farklı bir sistemi var. İş yapmak istiyorsanız önce bu coğrafyayı ve insanını tanımaya çalışarak yola çıkmalısınız. Burada bir iş yapacaksanız ve ya satacaksanız, ‘Nasılsa ihtiyaçları var, öyle ya da böyle bana gelecekler’ yaklaşımında olursanız kaybedersiniz.