Yakup Memikoğluİşçilikten patronluğa
Bu haftaki nasıl başardılar köşemizin konuğu, Moskova’da yaşayan ve otomobil sahibi olan her iki Türk’ten birinin mutlaka uğradığı Devitt Oto Servisi’nin sahiplerinden Yakup Memikoğlu. Memikoğlu doğduğu şehir Rize’de ilkokul eğitimini bitirdikten sonra, çocuk sayılacak yaşlarda İstanbul’da çalışmak için yollara düşmüş ve araç tamir işiyle de ilk o zaman tanışmış. Çırak olarak başladığı oto tamir işinde Memikoğlu’na gelecekte, Moskova’da kendi oto servisini kuracağını birileri söyleseydi, sanırız kendiside güler geçerdi… Rusya’ya nasıl geldiniz? —İlkokulu bitirdikten sonra çok büyük imkânsızlıklar içindeydik. Öyle ki ilkokul diplomamın harç parasını bile verecek durumda değildik. İstanbul’a çalışmaya gitmeye karar verdim ve yaklaşık 8 yıl kadar orada bir atölyede çıraklık eğitimi aldım ve ustalaştım. Babam Moskova’da Enka’da kalfa olarak çalışıyordu. Zekeriya kalfayı hemen hemen bu işle uğraşan herkes tanır. Babam Moskova’da çalışan en eski belki de ilk peri kalıpçısı idi. 90’lı yılların başında babam Moskova’ya kendisinin yanına gelmemi sağladı. Rusya’ya ilk kez ne olarak geldiniz? —İlk geliş amacım şoförlük yapmak içindi fakat sonra atölye gurubuna dahil oldum. Orada Enka’ya ait binek araçları tamir ediyorduk.1997 yılına kadar Enka’nın atölyesinde çalıştım. Fakat atölye şefimiz işten ayrılınca bende kendisi ile beraber ayrılıp Ege Seramik’e geçtim. Meşhur 98 krizinde dengeler sarsılıp birçok Türk firması Rusya’dan çekilince Ege Seramik’te çekildi. Fakat ben kendi payıma Rusya’dan ayrılmaya hiç niyetli değildim. O dönem ne yapabiliriz diye arkadaşlarımla düşünürken Moskova’daki bir Türkün, araba servisini krizden dolayı devretmek istediğini öğrendik. Enka’da beraber çalıştığımız yedi arkadaşımla birlikte o an mevcut olan tüm paramızı ortaya koyarak servisi devir aldık. Paramız sadece kapora vermeye yetmişti. Rusya’da hiç birimizin iş yeri açma ve işletme tecrübesi yoktu. Fakat ortaklarım ile birlikte kendimize ve ustalığımıza olan inancımız tamdı. Her birimizin tamir servisinde ayrı bir ustalığı vardı ve önlüklerimizi giyip kendimiz çalışmaya başladık. Hiç işçi almadınız mı? —Hayır, hiç işçi almadık. Zaten işçiye ödeyecek paramızda yoktu. Gerekte yoktu. Çünkü içimizde kaportacı, boyacı, tamirci ve oto elektrikçisi vardı. Bu şekilde çalışarak ilk aydan itibaren borçlarımızı ödemeye başladık ve bir yılın sonunda tüm borçlarımızı bitirmiştik. Yaklaşık üç yıl kadar bu şekilde özveriyle kendimiz çalışıp işyerini yürüttük ve geliştirdik. Üç yılın sonunda ortak sayımız dörde düştü. Çünkü bazı arkadaşlarımız yurda kesin dönüş yaptılar. Sizin burada kalmanızı sağlayan ne oldu? —Burada bizim alanımızda bir boşluk vardı ve ben bunu görmüştüm. Dolayısı ile bırakıp gitmekten yana değildim. Burada ustalıktan ziyade parça değiştirmeye yönelik bir onarım mantığı vardı. Oysa biz ustalığımızla becerimizle tamir yapıyorduk. Üç yıl kadar sonra da şimdiki ortağım Mustafa Yakupoğlu ile birlikte iki ortak kaldık. Son beş yıl içinde de hemen hemen Moskova’da araç sahibi olan her iki Türk’ten birisinin uğradığı bir oto servisi olduk. Sadece araç tamirimi yapıyorsunuz? —Sadece tamirat işi değil, araç alım satımı ve yedek parça işi de yapıyoruz. Bir de sonradan bunlara nakliye de eklendi. Burada Türk ve yabancı birçok firmaların araçlarının bakımlarını yaptığımız gibi vatandaşlarımızda gece yarısı dahi arasalar kendilerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Rusya ve Ruslar hakkındaki gözlemleriniz nelerdir? —Örf ve adetlerimizi bir kenara bırakırsak, birbirimize çok benziyoruz. Ben burada kaldığım süre içerisinde gördüm ki, Ruslardan dost edindiniz mi dostluğunuz çok uzun sürüyor ve sizinle her şeylerini paylaşıyorlar. Siz bir adım atınca onlar size iki adım yaklaşıyor. Peki, 19 yıldan bu yana Rusya’da yaşıyor ve çalışıyorsunuz. Yeni geleceklere ve iş yapacaklara tavsiyeleriniz nelerdir? —Bir defa öncelikle burayı iyi incelesinler. Danışmanlık hizmeti mutlaka alsınlar. Biz işe balıklama atladık ama bizimkisi bir şanstı ve tuttu. Ama terside olabilirdi. Çektiğimiz zorlukları çok zaman ve para harcayarak aştık. Ama bilen birisi olsa ve bize akıl verse bu kadar sıkıntı çekmezdik. Burada henüz daha hayata geçmemiş ya da tam oturmamış iş kolları var onları tespit edip işe koyulmaları daha mantıklı. Ama her şeyden önce özverili çalışmak gerekir. Yaptığınız iş ne olursa olsun özveri ile çalıştığınızda karşılığını alıyorsunuz. |






