Aleksey Morozov


“Pazarlık yapmayı Türklerden öğrendim”

Gazetem’in “Rusya’dan yaşam öyküleri” bölümünün 2012 yılının ilk sayısındaki konuğu, Türk İş Dünyası Rehberi’ni çıkaran, Dialog Dil Kursu’nun kurucusu ve TÖMER Rusya temsilcisi Aleksey Morozov oldu.


Aleksey Morozov, 1984 yılında Kazakistan'ın Jezkazgan şehrinde doğdu. İlk, orta ve liseyi de Jezkazgan’da okuyan Morozov, bulunduğu yerde İngilizce eğitim veren yatılı bir okul olduğunu öğrendiğinde okula girmek için gereken girişimlerde bulundu. Okulun Türkler'e ait olduğunu bilmeden sınavlarına girerek kazanan Morozov, ancak okula girdikten sonra bu okulun bütün öğretmenlerinin Türk olduğunu gördü. Daha önce Türkiye ve Türkçe hakkında hiçbir bilgisi olmadığını, Türkiye’nin yerini dahi bilmediğini anlatan Aleksey Morozov, yaşadığı okul günlerini şöyle anlatıyor:
“Okula girdikten sonra bazı derslerimiz Türkçe idi. Kaldığımız yurtta belletmen öğretmenlerimiz de Türk idi. Dolayısıyla Türkçeyi öğrenmem zor olmadı. Ancak o dönemlerde hiç tanımadığım Türkiye ve Türkçe hakkında düşüncem ' hayatımın neresinde bana Türkçe lazım olacak? Nerede işime yarayacak?' şeklindeydi. Ancak 1999 yılında üç arkadaşımla birlikte yapmış olduğumuz Türkiye gezisi bu konuda düşüncelerimi değiştirdi. O zaman İstanbul, Antalya, Mersin şehirlerine gezmiştik, bu gezimizden edindiğim izlenimler beni buraya biraz daha yakınlaştırdı.
 
TÜRKÇE ÖĞRETMENLİĞİ...
2002 yılında lise bitirdikten sonra Moskova Devlet Madencilik üniversitesinin sınavlarına girerek kazandım ve burada okumaya başladım. Bir yıl yalnız yaşadıktan sonra görevli olarak bulunduğu Kazakistan'da görev süresi dolan babam, annemi de alarak Moskova'ya geldiler. Ben de okulun ikinci yılında ailemle birlikte yaşamaya başladım. Bir gün annem gazeteleri karıştırırken orada Türkçe öğrenmek isteyen bir bayanın ilanını görüyor ve gazeteyi bana vererek ilgimi çekip çekmediğini sordu. Ben de ilandaki telefon numarasını arayarak o bayana Türkçe ders verebileceğimi söyledim. Bayanın eşi Türk olduğu için Türkçe öğrenmek istiyordu. Bende kendisine yardımcı oldum.” 

TİCARET HAYATINA GİRİŞ 
Daha sonra internette çeşitli ilanlar aracılığıyla Türkçe dersleri vermeye başladığını duyuran Morozov, yaklaşık bir yıl kadar böyle ders verdikten sonra Taganskaya'da birçok Avrupa dili ve bunun yanı sıra Türkçe dilinin de öğretildiği bir dil merkezinde öğretmen olarak çalışmaya başlar. Morozov,  bir yılın sonunda her şeyi kendisinin organize ettiğini fark edince bu işi kendi başına yönetmenin daha doğru olacağını düşünür. Dil kursunun sahibiyle konuşarak derslikleri kiralar ve bu işi bir Türk öğretmenle birlikte yapmaya başlar. Ancak o Türk öğretmen ile yolları çabuk ayrılır ve sonuçta tek başına kalır ancak yılmadan işini sürdürmeye karar verir ve Morozov, üniversite eğitimiyle birlikte Türkçe bilen başka öğretmenlerle dersleri sürdürür. 

Bu arada öğrenci sayısının artmasıyla birlikte öğrencilerle dersliklere sığamaz olurlar. Daha büyük bir yere ihtiyaç oluşmasıyla okuduğu üniversitenin bir bölümünden yer kiralayarak kursun ikinci şubesini de açan Morozov o günleri de şöyle anlatıyor:
“ Bu arada kursumuzda iki öğretmeniyle birlikte kendi kursumuzun kitabını yazdık ve yayınladık. Yayınladığımız kitap birçok kitapçı da hala satılıyor. Bu kitap ilk renkli Türkçe öğrenme kitabı oldu. 

2008 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra özellikle Türkiye'nin Moskova Büyükelçiliği yakınlarında bir kurs yeri aramaya başladım. Ancak bir türlü bulamıyordum. Fakat o dönemlerde inanılmaz bir şekilde kurumsal müşterimiz artmaya başladı. Özellikle Rusya'da faaliyette bulunan büyük Türk firmaları personeline ders vermemiz için bizi tercih ediyorlardı. O dönem bizim için çok yararlı oldu. Ancak 2009 yılına girerken yaşanan ekonomik krizle birlikte öğrenci sayısı birden düşüşe geçti. Öğrenci sayısını azlığı elbette bizi çok etkiledi ancak çok aradığım bölgedeki kurs yerini de kriz sayesinde bulmuş oldum. Üniversitedeki dersliklerin tamamını şu anda ders vermiş olduğumuz yere taşıdık. Faaliyetlerimizi buradan sürdürmeye başladık. 2009- 2010 yılları arasını bazı projeler üzerine çalışmakla geçirdik. 

 2010 yılına geldiğimizde şu anda dördüncüsünü çıkarmış olduğumuz Türkiye İş Dünyası Rehberi’nin ilk sayısını çıkardık. Rehber umduğumuzdan daha fazla ilgi gördü. Bizim tanınırlığımızı arttırdı. 2010 yılının mayıs ayında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin düzenlediği Türkçe konuşan girişimciler programına Rusya adına katıldım. Programın koordinatörü ile yapmış olduğumuz konuşmalarda bana ' neden TÖMER ile bağlantıya geçmiyorsun?' dedi. 

Yurt içi ve yurt dışında Türkçeyi ve yabancı dilleri öğretmek amacıyla gerekli eğitim ortamını yaratmak, bu alanda eğitim-öğretim, araştırma, uygulama ve yayın faaliyetlerinde bulunmak, bu alanda yapılan çalışmalara öncülük etmek amacıyla kurulan Türkçe Öğretim merkezi (TÖMER) bana tabi ki çok büyük bir hayalmiş gibi geldi. Çünkü benim için çok büyük bir kurumdu ve birliktelik şansı az gözüküyordu. Fakat yine de Moskova'ya döndükten sonra onlarla iletişime geçip şansımı denedim. Onlardan olumlu yanıtlar almaya başlayınca bu şekilde bir yıl kadar görüşmelerimiz sürdü. En nihayetinde 2011 Mayıs ayında Moskova'ya gelerek sahibi olduğum derslikleri gezip incelemelerde bulundular. İncelemeler sonunda bir anlaşmaya vardık. Ve onların yetkili sınav merkezi olduk. Uzaktan dil, eğitim alan ve bunu diploma ile resmileştirmek isteyen kişiler bizim kurs merkezimize gelip burada bizim gözetmen öğretmenlerimiz eşliğinde bilgisayardan online sınava tabi oluyorlar. Değerlendirmeleri Türkiye'de oluyor bu sınavdan başarılı olanlara buradan biz diplomalarını veriyoruz. Bu diplomaya genellikle üniversite okumak isteyenlerin sene kaybı yaşamamak, tekrar dil eğitimi görmemek için ihtiyaçları oluyor. 

TÖMER RUSYA TEMSİLCİLİĞİ
2011 yılı ekim ayında ise TÖMER ile olan anlaşmamızı geliştirerek Rusya temsilciliğini aldık. Şu anda 18 öğretmene kadar çıkmış bulunuyoruz, 2009 yılında azalan kurumsal öğrenci sayısı yeniden hareketlenmeye başladı. Bir yandan Türk iş dünyası rehberi, bir yandan da Türkçe ve Rusça eğitim vermeye devam ediyoruz. Önümüzdeki günlerle ilgili bazı projelerimiz var onları da yakın bir zamanda hayata geçirmeyi düşünüyoruz.”

“RUSLAR SOĞUK BİR MİLLET DEĞİL”
İlk tanıştığından bu yana 15 yıldır Türkler ile iç içe olduğunu, Türkçe ve Rusça’nın birbirinden çok farklı ancak insanlarını ise birbirine çok yakın bulduğunu ifade eden Morozov, “ Birçok Türk arkadaşımla konuştuğum da Ruslar'ın çok soğuk olduğunu söylüyorlar. Ancak biz söylendiği gibi soğuk bir millet değiliz. Sadece Türkler gibi çabuk kaynaşamıyoruz. Kaynaşmamız biraz daha zaman alıyor. Ama her iki toplumda birbirine çok benziyor” diye konuştu.

“PAZARLIK YAPMAYI TÜRKLERDEN ÖĞRENDİM”
Morozov, Türk girişimcileri çok cesur ve dinamik bulduğunu da belirterek, Türklerin çok çabuk karar verip birçok işi denemekten çekinmediğini aktardı. Türk İş Dünyası Rehberi hazırlamasından dolayı birçok kişinin farklı projelerle karşılarına çıktığını belirten Morozov, “Rusya’nın en zor zamanlarında bile Türk girişimciler buradan ayrılmamışlar ve burada çok başarılı olmuşlar. Gazetem’de de bir çoğunun başarı hikayesini okuyoruz zaten. Ben de pazarlığı ve ticareti Türklerden öğrendim diyebilirim. Örneğin Rusya'da hiç kimse mağazaya gidip pazarlık yapmaz ama ben Türkiye'de gördüğüm bu pazarlık alışkanlığını burada çoğu zaman yapıyorum. Tabi satıcıların biraz tuhafına gidiyor. Çünkü alışık değiller” dedi.