Ahmet Aktaş


“Buraya gelip fırsatları değerlendiremeyenlerdenim”

 “Rusya’dan Yaşam Öyküleri”nin bu sayıdaki konuğu ENKA Holding onursal başkanı Şarık Tara’nın eski garsonu ve Şıkıdım restoranları yöneticisi Ahmet Aktaş oldu.

Sivas’ın Yıldızeli İlçesinde 1973 yılında doğan Aktaş, Harp Akademisi’nde teknisyenlik yapan babasının tayinin çıkması ile henüz birkaç günlük iken İstanbul’a taşınırlar. İlk, orta ve lise eğitimini burada tamamlayan Aktaş, lise son sınıfta okurken iş hayatına ilk adımı komi olarak Galatasaray Adası’ndaki restoranda atar. Liseyi bitirdikten sonra İstanbul’da dönemin en lüks ve popüler mekânlarından birinde işe başlar. Burada aldığı yüksek ücret, sınavına girip kazandığı polis akademisine kayıt yaptırmasının önüne geçer ve hayatının yönünü bu alanda çizmeye karar vermesini sağlar. Yaklaşık bir buçuk yıl kadar çalıştığı bu mekandan ENKA’nın yan kuruluşuna bağlı olan bir restorana transfer olan Ahmet Aktaş, burada da yine bir yıl kadar çalıştıktan sonra ENKA yönetim kurulu üyesi Eşref Denizhan’ın çalışmasını beğenmesiyle Şarık Tara’nın özel garsonu olarak atanır.
“Şarık Tara nerede ben oradaydım”
Yanında işe başladığı 1993 yılından sonra, Şarık Tara’nın nereye giderse kendisinin de oraya gittiğini, Şarık Bey’in yatında, evinde, iş yerinde hem kendisine hem de seçkin bütün misafirlerine hizmet verdiğini ifade eden Aktaş o günleri şöyle anlatıyor:
“ Özel uçağı ile gittiği yerlere kendisine hizmet etmem için beni de götürüyordu. Bana hep bir oğlu gibi davranıyordu ve kendimi onun yanında çok rahat hissediyordum. Onun öyle insanlara güven veren yanı vardır. Suudi Kralı’nın yardımcısından tutun Şarık beyin ağırladığı çok sayıda ünlü isme hizmet ettim. Bunlardan aklıma gelenlerden bazıları herkesin tanıdığı Moskova Eski Belediye Başkanı Yuri Lujkov ve yardımcısı Reisen, Eski Dışişleri Bakanı Emre Gönensay, TÜSİAD Eski Başkanı Muharrem Kayıhan, Vehbi Koç, Rahmi Koç, Cem Uzan, Güler Sabancı, Mustafa Koç, Hüsamettin Özkan ve aklıma gelmeyen daha birçok önemli isme hizmet verdim. Birçoğu ile de çektirdiğim resimler albümümde anı olarak duruyor.
Vehbi Koç Uyuyunca
Tabi bunlarla birlikte yaşadığım çok sayıda anıda mevcut. Örneğin bir gün Şarık Bey’in teknesinde Vehbi Koç’u ağırladık. Bir hafta beraber kaldık. Vehbi Bey çok tutumlu ve de titizdi. O kadar tutumluydu ki, Şarık Bey koy değiştirmemizi isterdi, o masraf olmasın diye ‘ne gereği var, orada da su var burada da aynı su’ der, koy değiştirmemizi istemezdi. Şarık Bey’de sürekli yer değiştirir aynı yerde kalmayı pek sevmezdi. Ama Vehbi Bey varken bunu yapamıyorduk. Şarık Bey’de o uyuyunca koy değiştirtiyordu. Şarık beyin sayesinde İzmir’den Antalya’ya kadar bütün koyları gezme şansım oldu.”
Rusya’ya geliş
1995 yılında Şarık Tara’nın işleri nedeni ile Moskova’ya sık sık gelmeye başlamasıyla Tara’nın Moskova’daki evinde hizmet vermek için yerleşik kalmaya başlayan Aktaş, o günden bugüne kadar hala Rusya’da olduğunu söylüyor. Şarık Bey’in Rusya’da olduğu zamanlarda ona hizmet ettiğini, olmadığı dönemlerde de ENKA’nın değişik birimlerinde çalıştığını anlatan Aktaş, Tara ile başka bir anısını da şöyle anlatıyor: “Moskova’da yoğun olarak çalıştığımız bir dönemde, İstanbul’da kardeşim evleniyordu ve ben maalesef düğüne gidemiyordum. Telefonla ailemi arayıp iyi dileklerimi ilettikten sonra, Şarık Bey’in özel uçağı ile İstanbul’a gideceğini öğrendim. Kendisine durumu anlatım ve beni de götürmesini rica ettiğimde kırmadı. Öğlen telefonda konuştuğum ailem, ben düğün salonuna girdiğimde çok şaşırmıştı. Şarık Bey sağ olsun beni uçağı ile İstanbul’a götürdükten sonra özel arabası ve şoförü ile düğün salonuna kadar da bıraktırmıştı. O günü asla unutmuyorum.”
O dönemlerde ardı ardına açılan Ramstore’lerin açılış kokteyllerini de hazırlayan kişin kendisi olduğunu söyleyen Aktaş, ilk kurulan Ramstore’nin yapılma kararının verildiği toplantıda da kendisinin hizmet verdiğini ve o tarihi ana tanıklık ettiğini dile getiriyor. Bu şekilde 2000 yılına kadar iş hayatını sürdüren Aktaş’ın hayatı ENKA’da çalışan ve o dönem Moskova 1. Bölge Emniyet Amiri olan Sefter Azimov’un yeğeni Ruhiya ile tanışarak evlenmesi ile değişir. Aktaş, Moskova’da yaptığı düğününe işleri dolaysı ile katılmayan Tara’nın, neredeyse evinin tamamını kuracak kadar bir düğün hediyesi yollayarak kendisini onurlandırdığını söylüyor.
Ticarete atılıyor 
Evlendikten bir süre sonra elde ettiği birikimiyle eşinin ilgilendiği bir kafe açan Aktaş, ticaret yaşamına attığı adımları ise şöyle anlatıyor:
“ Kafeyi açtıktan bir müddet sonra eşim hamile olunca işi yürütememeye başladı. Bende çalıştığım için zaten ilgilenemiyordum ve kafeyi bir yıl kadar işlettikten sonra kapatmak zorunda kaldım. 2005 yılına kadar yine Şarık Bey’e hizmet etmenin dışında ENKA’da değişik görevlerde bulundum. 2005 yılında artık kendi işimi kurma fikri kafamda iyice yer edinince Tataristan’ın başkenti Kazan şehrine gidip orada bir inşaat malzemesi satan şirket açtım ve çalışmaya başladım. İyide başlamıştım ancak birinci yılın sonundan itibaren alacaklarımı alamamaya başladım ve bu beni çok zor duruma soktu. Çünkü çok fazla bir birikimim yoktu ve alacaklarım gelmeyince çarkı çeviremiyordum. Sonuç olarak buna en fazla bir yıl daha dayanabildim ve en sonunda bütün birikimim alacaklarımı alamayınca eridi gitti. Ben iş yerini kapattığım 2007 yılında Sefter Bey’de Şıkıdım restoranlarını açmıştı ve beni çağırarak oraya yönetici olarak aldı. O zamandan bu yana da Şıkıdım restoranlarında çalışıyorum.  Şarık Bey ile hiçbir zaman bağım kopmadı. İstanbul’a her gittiğimde yine yanına uğrarım gerektiğinde hizmet bile ederim. Çünkü o bana her zaman bir oğlu gibi davrandı.”
Rus kültürü, Türk işçisi,  Japon teknolojisi
Yaklaşık 16 yıldır Rusya’da yaşadığını ve Ruslar ile içli dışlı olduklarından dolayı artık bir birlerini çok iyi tanıdıklarını ifade eden Ahmet Aktaş, “ Ruslar çok sadık insanlardır. Sizden bir hata ve zarar görmedikten sonra hayatta size zararları dokunmaz ve sizi bırakmazlar. Şarık beyin bir sözü vardır bende onu hep söylerim, ‘Rus kültürü, Türk işçisi ve Japon teknolojisi bir araya geldi mi bitmeyecek iş yoktur’ derdi. Fakat kendim için şunu söyleyebilirim ki; bunca yıldır buradayım ve bir ülkenin baştan yaratılışına şahit oldum. Çok daha iyi fırsatlar varken bir şeyler yapabilirdim. Ben buraya gelip fırsatları değerlendiremeyenlerden görüyorum kendimi” diyor.