Osman Bozkurt


“Rusya’da aklını kullanan aradan sıyrılıp gitti”

“Rusya’dan yaşam öyküleri”  bölümünün bu sayıdaki konuğu yaklaşık 23 yıldır Rusya’da bulunan ve ENKA Holding Sahibi Şarık Tara’nın özel şoförlüğünü de yapan Osman Bozkurt oldu.

1956 yılında Artvin’in Yusufeli ilçesinde doğan Osman Bozkurt, ilk ve orta eğitimini burada tamamladıktan sonra, Aydın’da Yapı Sanat Meslek Lisesi inşaat bölümünden 1978’de mezun oldu.

Okulu bitirdiğinde hemen iş hayatına atılan Bozkurt, ilk olarak İller Bankası’nın deniz arıtma tesisleri projesinde taşeron olarak iş aldı ve 4 yıl kadar burada çalıştı.

Burada ekibiyle birlikte iyi başladığı işlerde, tecrübesizliğinde verdiği bir takım etkenlerle umduğu kazancı göremeyince, taşeronluğu bırakıp kendisine yeni bir iş arayan Bozkurt, ENKA’nın işçi aradığını ve yurt dışına götürdüğünü öğrenince başvurmaya karar verdi. “ Nereden aklımda kaldıysa, yurt dışına gidenlerin çok para kazandığını düşünüyordum” diyen Bozkurt’un başvurusu kabul edildi ve ilk olarak 1984 yılında Libya’nın Tripoli ve sonra da Bingazi şehirlerinde tır şoförü olarak çalışmaya başladı. Libya’da bulunan ENKA’nın şantiyeleri arasında inşaat malzemeleri taşıdıklarını anlatan Osman Bozkurt, 4 yıl sonra umduğu geliri elde edemeyince İstanbul’a döndü ve bir kooperatif inşaatında taşeron olarak işe başladı. 

Bir süre sonra ENKA’dan aranan ve “ Seni Moskova’ya göndereceğiz” teklifi üzerine işi arkadaşına devreden Bozkurt, “Aslında kendi işimi yapmaya niyetliydim ancak, o dönemlerde ülkedeki sağ-sol olaylarında (komünistler böyle, komünistler şöyle) deyip duruyorlardı. Benimde ilgimi çekti. O zaman ki Komünist rejimle yönetilen Rusya’yı göreyim istedim” diyerek Moskova yolunu tuttu.

3 GÜNDE MOSKOVA
İstanbul’dan otobüslerle önce Bulgaristan sonra Romanya, Ukrayna ve Beyaz Rusya üzerinden 3 gün süren bir yolculukla Rusya’ya ulaştıklarını anlatan Bozkurt, yolculuk sırasında en büyük sıkıntıyı Ukrayna gümrüğünde yaşadıklarını söyledi. Ukrayna gümrüğünde tam bir gün geçmeyi beklediklerini ifade eden Bozkurt o günleri şöyle anlatıyor:
“Moskova’ya geldiğimizde ENKA’nın ilk aldığı Petrovski Pasajı’nın yenileme çalışmasında duvar ustası olarak çalıştım. Ancak bu uzun sürmedi ve 4 ay sonra yurt dışına ağır vasıta şoförlüğü için uluslararası ehliyet almış olmamdan dolayı beni yeniden tır şoförü olarak aldılar, 1989 yılında direksiyon başına geçtim ve bir yıl kadar burada çalıştıktan sonra, Petrovski Pasajı işinde proje müdürü beni kendisine makam şoförü olarak aldı. Onun yanında 3 yıl kadar çalıştıktan sonra bu sefer merkez ofiste ENKA’nın o zaman ki genel müdürü Murat Gülmezoğlu’nun şoförü olarak çalıştım. Bu şekilde 1997 yılına kadar geldik. Daha sonra ENKA’nın Rusya sorumlusu Haluk Gerçek’in makam şoförlüğüne geçtim. Yaklaşık iki yıl kadar da Haluk Bey’in şoförlüğünü yaptım. 
MESUT YILMAZ’I, TANSU ÇİLLER’İ GEZDİRDİM
Bu arada Şarık Tara ve Sinan Tara’nın da özel şoförlüğünü yapıyordum. Şarık Bey’in Türkiye’den sanat, siyaset, iş dünyasından çok ünlü konukları gelirdi. Bende Moskova’yı avucumun içi gibi öğrenmiştim ve onları gezdiriyordum. Mesut Yılmaz’dan, Tansu Çiller’e, Semra Özal’dan Güneş Taner, Cem Uzan ve daha birçok kişiyi Moskova’da gezdirdim.

MOSKOVA’YI ÖZLEDİM
Ancak 1999 yılında inşaat piyasasındaki durgunluk ile beni İstanbul’a çağırdılar ve orada ENKA’nın hukuk danışmanı Erdoğan Moroğlu’nun şoförlüğünü yaptım. 4 yıl burada kaldıktan sonra istanbul’a ısınamadığımı ve Moskova’yı özlediğimi gördüm. Bunun üzerine ENKA’ya gidip ayrılmak ve Moskova’ya dönmek istediğimi söyledim. Burada beni çeken bir güç vardı sanki. ENKA ile olmayınca başka bir Türk firması ile Moskova’ya 2004’te tekrar geldim. Geldiğim firmada 6 ay çalıştıktan sonra MİRA şirketine Tahsin Yenidoğan’ın şoförü olarak işe girdim ve Tahsin Bey ile yaklaşık 2,5 sene çalıştım.

Daha sonra beni ENKA’dan tanıyan bir Rus inşaat firmasının sahibi işe aldı. Orada da makam şoförü olarak çalışıyordum. Ancak işadamının kaynanası o kadar beni bezdirdi ki fazla dayanamadım. Kadında bir alış veriş çılgınlığı vardı. Gece, gündüz tatil günü demeden beni alır mağaza mağaza gece yarılarına kadar gezdirirdi. Yaklaşık üç yıl çalıştığım buradan da  ayrılmaya karar verdim. Sonra yine beni ENKA’dan tanıyan Amerikalı bir işadamı işe aldı. Bu Amerikalı işadamı ile ofislerimiz altlı üstlüydü ve sürekli karşılaşınca benimle şakalaşırdı. İki yıl kadar onun yanında makam şoförü olarak çalıştım. Ancak onun işleri Irak’ta büyüyünce oraya gitmeye karar verdi beni de beraber götürmek istedi ama kabul etmedim. Sonrasında da uzun yılardır tanıdığım TEKNOSAN’da Halil Cebeci’nin yanında işe başladım. Hala da Halil Bey’in yanında çalışıyorum.”

“MOSKOVA BİR DAHA ELİNİZE GEÇMEZ”
Moskova’da hep çok üst düzeyde tanınan iş adamları siyasilere, sanat dünyasından kişilere hizmet verdiğini anlatan Osman Bozkurt, “Örneğin eski belediye başkanı Yuri Lujkov, Türkiye’ye gittiğinde ben gider kendisini alır havaalanına bırakırdım. Ya da Şarık bey onun villasına gittiğinde ben götürürdüm. Şarık bey çok sohbet ederdi. Hep bana ‘Moskova bir daha elinize geçmez. Fırsatı değerlendirin’ derdi. Sağ olsun bana çok yakınlık gösterirdi. Hala ara sıra telefonla kendisini ararım. Burada çok kişiye emeği geçmiştir” diye konuştu.

AKLINI KULLANAN SIYRILIP GİTTİ
Uzun yıllardır Rusya’da bulunduğunu ve hiçbir Rus ile problem yaşamadığını belirten Osman Bozkurt, kültürlerin farklılığına karşın benzeyen noktalar bulunduğunu vurguladı. Bozkurt, Rusların kültürlü ve eğitimli olduğunu, ve burada kalanların da Ruslara ayak uydurmasını beceren kişiler olduğunu söyledi. Bozkurt şöyle devam etti:
 “ Yoksa buradan yolcu misali çok kişi gelip gitti. Buraya geldiğimizde dil bilmiyorduk. Alışveriş yapmaya gittiğimizde el işaretleri ile ne alacağımızı gösterip yine parmaklarla fiyatını öğrenip ödemesini yapıyorduk. O dönemlerde burada inanılmaz imkanlar vardı. Aklını kullananlar çok kolay sıyrılıp gidiyordu. Bir kısmı da kendisini kaybedip çıktığı gibi iniyordu. Benim o zamanlar imkanım yoktu. Çünkü üniversitede okuttuğum 4 çocuğum vardı ve imkanlarım iş yapmaya elverişli değildi. O günleri hatırladıkça neler kaçırdığımızı görüyorum.  O fırsatları değerlendiren çok kişi çıkamadı çünkü buraya gelenlerin hep burada fazla kalmayacaklarını düşünüyorlardı.”