Cumhur Kitiş


“Rusya pazarı çok büyük ve geniş imkanlara sahip”

“Rusya’dan yaşam öyküleri”  bölümünün bu sayıdaki konuğu  Ruskoe Litie şirketi ortağı ve Genel Müdürü Cumhur Kitiş oldu

Afyon’un Dinar ilçesinde 1973 yılında doğan Cumhur Kitiş, noter olan babasının mesleği dolayısıyla ilk, orta ve lise eğitimini Konya’da tamamladı. Sınavlarda kazandığı İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ne kayıt için aileden ayrılan Kitiş’i bir süre sonra Konya Selçuk Üniversitesi’nde okuyan kız kardeşinin İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçiş yapmasıyla ailesi de yalnız bırakmadı.

1995 yılında üniversite bitince  İş Bankası’nın açtığı sınavlara giren ve 3500 kişi arasından 26’cı olarak kazanan Kitiş, İş Bankası Genel Müdürlüğü’nde Menkul Kıymetler Bölümü’nde 1996’da işe başladı. Ancak yaklaşık bir yıllık çalışma sonrası bu işten beklentileri ve gelecekteki isteklerinin uyuşmayacağını görerek bankadan ayrılan Kitiş, bir süre babasının yanında noter de çalıştı. Daha sonra Denizbank’ta çalışan Cumhur Kitiş, kendi işini yapma isteğinin önüne geçemeyerek 2000 yılında buradan da ayrıldı.

Kitiş, Rusya’ya kadar uzanan hayatının öyküsünü şöyle anlatıyor:

“ O zaman bir arkadaş grubum vardı, onlar sürekli ülkeleri dolaşıp pazarları inceliyorlar, fuarlara katılıyorlardı. Bende onlarla birlikte bu gezilere katılarak fikir edinmek istiyordum. Yaklaşık 6 ay kadar böyle ne yapacağımı bulmaya çalıştım.

“KENDİ İŞİME SURİYE’DE BAŞLADIM”

Bir defasında Suriye’de gittiğimiz bir fuarda çok fazla beyaz eşya gördüm. İlginin çok olduğunu görünce bu konuda ne yapabilirim diye düşünmeye başladım. Deniz Bank’tan mesai arkadaşım Kadir Danişment’in beyaz eşya yan sanayine yönelik aile şirketleri vardı. Zaten ailece görüşüyorduk. Bir gün fabrikaya gittim ve Suriye’deki gözlemlerimi anlattım, ‘buradan parçaları alıp Suriye’ye pazarlarım’ dedim. Onlarda sağ olsunlar ‘sen de bizim oğlumuzsun’ dediler ve istediğim parçayı alıp kendi fabrikammış gibi pazarlayabileceğimi söylediler. Hiç unutmuyorum oradan bir buzdolabı fan motoru alarak 2001 başlarında Suriye’ye gittim. Orada ticaret müşavirimiz bana ön ayak oldu, üreticiler ile beni bir araya getirdi. Motoru gösterdim, onlarda bana motorla ilgili sorular sormaya başladılar. Ancak hiçbir şeye cevap veremedim. Çünkü bilmiyordum. Parçayı aldığım gibi gitmiştim. Onlardan izin alarak Türkiye’ye dönüşte tüm ayrıntıları yollayacağımı söyleyerek yurda döndüm. Direk fabrikaya gittim, onlara ‘bana sorular sordular cevap veremedim, Sizde bana bir şey demediniz’ deyince Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Danişment, ‘Gel 6 ay fabrikada eğitim al. Neyin ne olduğunu öğren, ondan sonra ne yapacaksan daha kolay yaparsın’ dedi. Bende bunun üzerine orada eğitim almaya başladım. Fabrikada çalışıyor gibi gidip kendimi geliştiriyordum. Bu arada değişik ülkelerdeki fuarlara da katılıyorum gözlem yapıyordum. İlginçtir, ilk gittiğim ülke olan Suriye’den bir kaç yıl sonra beni aradılar ve o özelliklerini sayamadığım motorlardan istediler, onlara yüklüce miktarda satmıştım. Bu benim hayatımın en ilginç satış öyküsüydü.

 

RUSYA İLE TANIŞMA

Üniversite arkadaşlarımın bazıları Rusya ile iş yapıyorlardı, bir iş gezisine beni de davet ettiler. Bende gelip beyaz eşya üzerine buradaki üreticileri inceledim. Gördüğüm manzara bana bu alanda burada perspektif olduğunu gösterdi. Kısa bir süre içinde yedek parçalar ile gelerek buradaki Zil, Rekord (Vestel’in pazara ilk girdiğindeki ortağı firma), İndesit, Vityaz gibi üreticileri dolaşarak iş yapma zeminini aradım. Görüşmelerim sonunda ilk olarak Vityaz firması ile güç kablosu üzerine anlaştık ve çalışmaya başladık. Daha sonra Zil fabrikası ile anlaşarak fırın ve buzdolabı üretimleri için plastik düğme satmaya başladım. Geçen süre zarfında bu pazar konusunda hem bilgim hem de pazara olan inancım artıyordu. Danişment, Türkiye’de zaten Vestel, Beko ve indesit’e yedek parça üretiyordu. İndesit ise Danişment’i Rusya’ya çağırıyordu. Ancak onlar çok fazla sıcak bakmıyorlardı.Vestel 2002’de Rusya’da fabrika açıp Türkiye’deki yan sanayicilerini de davet edince, Danişment bu olaya sıcak bakmaya başladı. Burayı gelip mercek altına aldılar. Bende edindiğim bilgi ve deneyimleri onlarla paylaşınca yatırım kararı aldılar. Beni de şirketin genel müdürü tayin ettiler.”

İLK ÜRETİM

Firma kuruluşlarını 2005’te tamamlayınca ilk makinalarını Rusya’ya getirdiklerini ve fabrikayı kurdukları Alexandrova şehrinde ilk deneme ürününü 2006 Mart ayında aldıklarını ifade eden Kitiş, ilk deneme ürününün, İndesit çamaşır makineleri için bir parça olduğunu ancak asıl seri üretimi Vestel için gerçekleştirdiklerini söylüyor.

İlk parti ürünleri Vestel’e verdiklerini, daha sonra kapasite artırımına giderek 2006 sonundan itibaren de Beko’ya mal vermeye başladıklarını söyleyen Kitiş, “ 2009 yılına kadar Vestel ve Beko’ya üretimlerinde kullanılan bu parçaları %100 biz verdik. Ancak 2008 yılında yaşanan global krizden dolayı, Danişment pazardan çekilip sadece Türkiye’ye odaklanmak isteyince 2009 Temmuz ayında Rusya’dan ayrıldı. Ben burada devam etmek istiyordum. Çünkü pazarda gördüğüm ışık beni burada kalmam gerektiğini söylüyordu. Bir miktar birikimim vardı ancak tek başına bu işletmeyi devralacak kadar değildi bende kendime bir ortak bulmaya karar verdim ve şimdi ki ortağım Mehrac Babaev ile birlikte fabrikayı devraldık. Ortağıma birkaç yatırım daha yaparak kapasitemizi artırırsak bu işin çok daha karlı olacağını söyleyince kabul etti. Bizde bu yatırımları yaparak, Rusya’da üretim yapan diğer uluslararası şirketlere de parça üretmeye başladık” diyor.

“SIRADA OTOMOTİV YAN SANAYİİ VAR”

2010’dan itibaren İndesit ve LG firmalarını da müşterileri arasına kattıklarını ifade eden Kitiş, “ Şu anda çamaşır makinelerine üç farklı parça üretiyoruz. Bu parçalar her firmada şekilsel değişiklik gösteriyor ama temelde aynı görevi görüyorlar. Firmalar bize istedikleri parçaların kalıplarını veriyor bizde bu parçaları yapıp üretimlerinde kullanmaları için fabrikalarına gönderiyoruz. Bu parçaları Vestel ve Beko’ya % 100, İndesit’e % 40 oranında veriyoruz ancak bunu önümüzdeki ay itibari ile yeni bir anlaşma yaptık ve %60’a çıkaracağız. LG firmasına ise %20 oranında ürün vermeye başladık. Önümüzdeki dönemlerde beyaz eşya üretimindeki planladığımız rakamlara ulaşınca otomotiv yan sanayine de uzanmak istiyoruz. Çünkü bu sanayi kolu Rusya’da yeni yeni gelişmeye başladı ve peş peşe fabrikalar açılıyor. Ancak yan sanayi konusunda henüz atılmış bir adım yok. Bizde bazı üreticilerle şimdiden görüşmeye başladık ve bazı parçaları üretebileceğimizi gördük. Önümüzdeki dönemlerde bu alanda da faaliyete geçmeyi düşünüyoruz” diyor.

“KOBİ OLMAK ZOR”

Rusya ile ilgili izlenim ve değerlendirmelerini de aktaran Kitiş, sözlerini şöyle tamamladı:

“ Rusya’da küçük olmak veya büyük olmak çok zor değil. Ama KOBİ olmak zor. Çünkü büyüklerin karşılaştığı prosedürlerle siz de karşılaşıyorsunuz ve büyüklerin ellerindeki imkânlarla sizin ki aynı olmadığı için çözüm aşamasında zorlanıyorsunuz. Ancak pazar çok büyük ve bu pazarda imkân çok. Özellikle yan sanayi alanında gelişmekte olan bir pazar. Ülke hızla Dünya’ya entegre oluyor ve dün uğraştığınız problemlerle bugün uğraşmak zorunda kalmıyorsunuz. Ancak yine de herşeyin yerli yerine oturması için zamana ihtiyaç var diye düşünüyorum”